#Medyafranchise

Medya Franchise - Medyafranchise haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Medyafranchise haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği Başkanı Betül Görkem Haber

Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği Başkanı Betül Görkem

Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği Başkanı Betül Görkem ile Söyleşi İş dünyasında dönüşüm yalnızca teknolojik yenilikler ya da finansal göstergelerle sınırlı değil. Yönetim anlayışları, karar alma süreçleri ve liderlik modelleri de bu değişimin merkezinde yer alıyor. Son yıllarda giderek daha fazla tartışılan kadın liderliği, artık bir eşitlik söyleminin ötesine geçerek kurumsal başarı ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla birlikte ele alınıyor. Ankara iş dünyasının önemli temsilcilerinden, Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği Başkanı Betül Görkem, kadın liderliğinin iş dünyasında yarattığı dönüşümü değerlendirdi. Kadın liderliği sizce günümüz iş dünyasında nasıl bir dönüşümü temsil ediyor? Betül Görkem: Kadın liderliği, günümüzde yalnızca temsiliyet artışıyla açıklanabilecek bir olgu değil. Asıl dönüşüm, kadınların karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenmesiyle ortaya çıkıyor. Bu durum, yönetim anlayışını daha kapsayıcı, daha dengeli ve uzun vadeli düşünmeye açık bir yapıya dönüştürüyor. Kurumlar artık çeşitliliği bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, stratejik bir gereklilik olarak ele alıyor. Kadın liderlerin yönetim yaklaşımlarının kurum kültürüne etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Betül Görkem: Kadın liderlerin bulunduğu organizasyonlarda iletişim ve iş birliği kültürünün daha güçlü olduğunu gözlemliyoruz. Katılımcı yönetim anlayışı, çalışan bağlılığını artırırken kurumsal aidiyet duygusunu da güçlendiriyor. Bu yaklaşım, kısa vadeli kazanımların ötesinde, sürdürülebilir bir başarı modeli oluşturuyor. Buna rağmen kadınların üst düzey yönetimde yeterince temsil edilmediği de sıkça dile getiriliyor. Sizce temel nedenler neler? Betül Görkem: Bu durumun temelinde çoğu zaman görünmeyen yapısal engeller yer alıyor. Geleneksel liderlik algıları, kariyer sürekliliğine dair önyargılar ve rol model eksikliği, kadınların üst yönetim kademelerine erişimini zorlaştırabiliyor. Bu noktada kurumların, liyakat temelli ve şeffaf sistemler kurması büyük önem taşıyor. Sivil toplum kuruluşlarının bu dönüşümdeki rolünü nasıl görüyorsunuz? Betül Görkem: Sivil toplum kuruluşları, iş dünyasında dönüşümün hızlandırıcı unsurlarından biridir. STK’lar, hem farkındalık yaratma hem de somut gelişim alanları oluşturma konusunda önemli bir görev üstleniyor. Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği olarak biz, kadınların liderlik yetkinliklerini güçlendiren eğitim ve mentorluk çalışmalarını uzun vadeli bir perspektifle ele alıyoruz. Dernek olarak kadın liderliğini desteklemek adına hangi alanlara odaklanıyorsunuz? Betül Görkem: Odak noktamız, kadınların yalnızca iş dünyasında yer alması değil, karar verici pozisyonlarda etkin şekilde temsil edilmesi. Bu doğrultuda liderlik gelişim programları, sektörler arası networking çalışmaları ve deneyim paylaşım platformları oluşturuyoruz. Amacımız, kadınların yönetsel kapasitelerini güçlendirecek kalıcı yapılar inşa etmek. Kadın liderliğinin ekonomik sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini nasıl yorumlarsınız? Betül Görkem: Kadın liderliğinin güçlenmesi, ekonomik sürdürülebilirliğin temel bileşenlerinden biri. Çeşitliliğin olduğu yönetim yapıları, daha sağlıklı risk analizi ve daha dengeli karar süreçleri oluşturuyor. Bu da kurumların uzun vadeli büyüme hedeflerini daha sağlam temellere oturtmasını sağlıyor. Önümüzdeki döneme baktığınızda iş dünyasında nasıl bir tablo öngörüyorsunuz? Betül Görkem: Daha kapsayıcı, daha şeffaf ve daha sorumlu bir iş dünyası görüyorum. Kadın liderliğinin yaygınlaşmasıyla birlikte, yönetim anlayışları da dönüşüyor. Bu dönüşüm, sadece kadınlar için değil, tüm iş dünyası için daha güçlü ve dayanıklı bir ekosistem anlamına geliyor. Son olarak, kadın liderliğini dergi okurları için tek cümleyle nasıl tanımlarsınız? Betül Görkem: Kadın liderliği, iş dünyasında dengeyi, sürdürülebilirliği ve uzun vadeli değeri birlikte üreten çağdaş bir yönetim anlayışıdır.

Türkiye’de Franchise Sektörü Büyümeye Devam Ediyor Haber

Türkiye’de Franchise Sektörü Büyümeye Devam Ediyor

Türkiye’de Bayilik Sektöründe Yükseliş: Ekonomiye 50 Milyar Doların Üzerinde Katkı Türkiye'de bayilik sektörü, son yıllarda artan girişimcilik ilgisi ile marka oluşturma eğilimi sayesinde ekonominin en hareketli alanlarından biri haline geldi. Yemek-içecekten perakendeye, eğitimden hizmet sektörüne kadar çeşitlilik gösteren bayilik markaları, hem iş gücüne hem de yatırım kapsamına ciddi katkı sağlıyor. Raporlar ve sektör liderlerinin paylaştığı güncel bilgilere göre, Türkiye genelinde bayilik sunan marka sayısı 3.000' iaştı. Bu markalara bağlı 66 bini aşkın şube, ülke genelinde geniş bir iş ağı oluşturuyor. Bayilik sisteminin toplam ekonomik boyutunun ise 50–70 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. İstihdamda Büyük Katkı Bayilik modeli, özellikle küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ'ler) ve ilk defa yatırım yapacak girişimciler için daha kontrollü bir büyüme alanı sunuyor. Mevcut verilere göre bayilik sektörü, Türkiye’de 300 binden fazla kişiye doğrudan iş sağlıyor. Dolaylı istihdamla birlikte bu rakamın çok daha yüksek seviyelere ulaştığı belirtiliyor. En Fazla İlgi Yemek ve Hizmet Sektöründe Sektörel dağılıma bakıldığında, bayilik yatırımlarının büyük kısmının yemek-içecek, perakende ve hizmet alanlarında yoğunlaştığı görülüyor. Özellikle hızlı servis restoranları, kahve zincirleri, yerel tat markaları ve eğitim kurumları, girişimcilerin en çok tercih ettiği bayilik alanları içinde yer alıyor. Uzmanlara göre bu eğilimin temelinde, markalaşmış iş modellerinin sunduğu operasyonel destek, eğitim ve pazarlama kuvveti bulunuyor. Bayilik sistemleri, yatırımcılara başlangıçta marka yaratma riskine girmeden, tanınmış bir yapı içinde faaliyet sürdürme fırsatı veriyor. Yatırımların Geri Dönüş Süreleri Öne Çıkıyor Bayilik yatırımlarındaki başlangıç maliyetleri sektöre ve markaya bağlı olarak değişse de, genel olarak yatırım geri dönüş süresi 18–36 ay arasında tahmin ediliyor. Ekonomik dalgalanmaların olduğu dönemlerde bu sistem, daha cazip bulunuyor. Türkiye, Bölgesel Bayilik Merkezi Olma Hedefinde Sektör uzmanları, Türkiye’nin genç nüfusu, stratejik coğrafi konumu ve güçlü iç pazarı sayesinde bayilik alanında bölgesel bir merkez olma potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. UFRAD ve TÜİK verileri de bu büyüme trendini destekliyor. Önümüzdeki yıllarda yerli bayilik markalarının yurtdışına açılımının artması ve yabancı markaların Türkiye pazarına olan ilgisinin devam etmesi bekleniyor. Uzmanlar, 2026 ve sonrasında bayilik sektörünün hem ciro hem de istihdam açısından çift haneli büyüme olasılığına dikkat çekiyor. Özetle, bayilik sektörü Türkiye ekonomisinde sadece bir yatırım modeli değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme, istihdam ve markalaşma alanında stratejik bir güç olarak öne çıkıyor. Sektör Toplam Marka Sayısı (Tahmini) % Yerli Marka % Yabancı Marka Gıda & İçecek ~1.280 %70 %30 Eğitim & Çocuk Gelişim ~550 %75 %25 Perakende (Giyim, Kozmetik, Teknoloji) ~420 %65 %35 Sağlık & Güzellik ~300 %80 %20 Diğer (Hizmet, Otomotiv, Ev & Yaşam vb.) ~500 %70 %30 Toplam Franchise Markası ~3.050 ~72% Yerli ~28% Yabancı Yerli ve Yabancı Bayilik Marka Dağılımı (2025 Verileri) Türkiye'deki bayilik sunan markaların büyük bir kısmı yerli markalardan oluşuyor. Yerli markaların oranı %72 civarında olarak rapor ediliyor. Yabancı markaların oranı ise yaklaşık %28 seviyelerinde. Bu Rakamların Anlamı Nedir? ✅ Yerli markalar, bayilik ağı içinde daha geniş bir paya sahip — bu da yerel girişimcilerin marka geliştirme ve genişletme konularında güçlü olduğunu ortaya koyuyor. ✅ Yabancı markalar da özellikle yemek-hizmet ve perakende sektörlerinde önemli bir konuma sahip; global zincirler (ör. McDonald's, Starbucks, Burger King vb.) Türkiye pazarında etkin bir rol üstleniyor.

Coffee Kangoo: Kısa Sürede Güçlü Bir Büyüme Hikâyesi Haber

Coffee Kangoo: Kısa Sürede Güçlü Bir Büyüme Hikâyesi

Coffee Kangoo: Kısa Sürede Güçlü Bir Büyüme Hikâyesi Modern, sıcak ve ferah mağaza konseptiyle 2021 yılında yola çıkan Coffee Kangoo, bugün Türkiye genelinde 48 şubesiyle kahve tutkunlarıyla buluşuyor. Yıl sonuna kadar 12 yeni şube daha açmayı planlayan marka, istikrarlı büyüme hedefiyle dikkat çekiyor. Ağustos sayımızda Coffee Kangoo Kurucu Ortağı Murat Özcan ile bir araya gelerek markanın ortaya çıkış sürecini, sektöre bakış açısını ve yatırımcılara sunduğu fırsatları konuştuk. Coffee Kangoo’nun ortaya çıkış süreci nasıl başladı? Yeme-içme sektöründeki yolculuğunuzu anlatır mısınız? Coffee Kangoo, değişen tüketici alışkanlıkları ve pandemi sonrası şekillenen yeni yaşam dinamikleri göz önünde bulundurularak 2021 yılında hayata geçirildi. Murat Özcan ve Yasir Güleç’in öncülüğünde kurulan marka, genç bir oluşum olmasına rağmen arkasında 16 yıllık sektör deneyimine sahip güçlü bir ekip barındırıyor. Kuruluşundan bu yana hızlı bir ivme yakalayan Coffee Kangoo, kısa sürede 48 şubeye ulaştı. 2024 yılı sonunda 60 şubeye erişmeyi hedefleyen markamızın orta vadeli planları arasında ise 100 şubeyi aşmak ve tamamen yerli sermaye ile kurulan bir Türk markası olarak yurt dışında da faaliyet göstermek yer alıyor. Günümüzde kahve odaklı yatırımlar sizce ne kadar potansiyel barındırıyor? Coffee Kangoo’yu yatırımcılar için öne çıkaran unsurlar neler? Kahve, artık sadece bir içecek değil; her yaştan insanın günlük yaşamının bir parçası hâline gelmiş güçlü bir kültür. Bu nedenle kahve sektörünün uzun yıllar boyunca cazibesini koruyacağına inanıyoruz. Coffee Kangoo’yu farklı kılan en önemli yaklaşımımız ise yatırımcılarımızı yalnızca iş ortakları olarak değil, markanın bir parçası olarak görmemiz. “Kahveyi hissetmek, bu kültürü yaşatmak ve yapılan işten keyif almak” temel motivasyonumuz. Bu bakış açısı, markamızın yatırımcılar nezdinde güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı sunmasını sağlıyor. Coffee Kangoo’nun franchise modeli nasıl işliyor? Yatırımcılara hangi avantajları sunuyorsunuz ve nasıl bir profil arıyorsunuz? Coffee Kangoo olarak franchising sürecinde oldukça seçici bir politika izliyoruz. Merkez olarak yatırım yapmayı uygun görmediğimiz bir lokasyonda franchise açılmasını da doğru bulmuyoruz. Özellikle henüz mağazamızın bulunmadığı bölgeler bizim için öncelikli konumlar arasında yer alıyor. Markanın vizyonunu ve hedeflerini benimseyen yatırımcılarla birlikte büyümeyi amaçlıyoruz. Sürdürülebilirlik, franchise sistemimizin temel taşlarından biri. Kahveye ilgi duyan, markayla kültürel uyum yakalayabilecek, yeterli finansal güce sahip ve iletişimi kuvvetli yatırımcı adaylarıyla Coffee Kangoo ailesini büyütmek istiyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.