#Sürdürülebilirlik

Medya Franchise - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Genelinde Yükselen Marka: Pizza Tomato’nun Hikayesi Haber

Türkiye Genelinde Yükselen Marka: Pizza Tomato’nun Hikayesi

Rekabette Güçlü Formül: Ar-Ge ve Zengin Ürün Yelpazesi Pizza Tomato, “Türkiye’yi Saran Lezzet” mottosuyla Türkiye’nin 7 bölgesinde yaygın bayilik ve distribütörlük ağıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Markanın elde ettiği başarının arkasındaki temel dinamikleri anlatan Genel Müdür İbrahim Yazgan, Pizza Tomato’nun yalnızca bir restoran zinciri olmadığını vurguluyor. Yazgan, markanın yaklaşımını şu sözlerle özetliyor: “Biz, lezzetin ötesine geçen; gıda güvenliği, izlenebilirlik ve yeni nesil hijyen standartları ile fark yaratan, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir yatırım ekosistemi inşa ediyoruz. Rekabet avantajımızın merkezinde güçlü Ar-Ge altyapımız ve geniş ürün çeşitliliğimiz yer alıyor. Günlük üretilen taze hamur ve özel reçeteyle hazırlanan domates sosumuzla öne çıkıyoruz. Ar-Ge ekibimiz sayesinde menümüzü sürekli geliştiriyor, tüketici beklentilerine hızla uyum sağlıyoruz.” 50’nin üzerinde üründen oluşan menüde pizzanın yanı sıra çıtır kaplamalı tavuk ürünleri, hamburgerler, tavada tavuk, makarna çeşitleri ve farklı lezzet alternatifleri yer alıyor. Bu esnek ve dinamik yapı, günün her saatinde satış potansiyeli yaratarak işletmelerin ciro sürekliliğini destekliyor. Gıda Ekonomisinde Yerli Güç ve Yatırım Avantajı Yerli üretim kabiliyeti ve inovasyon odaklı yönetim anlayışıyla gıda sektörünün dirençli yapısı içinde öne çıkan Pizza Tomato, yatırımcılara sunduğu avantajlarla dikkat çekiyor. İbrahim Yazgan, franchise modelinin güçlü yönlerini şu ifadelerle aktarıyor: “Bizim için en önemli kriterlerden biri yatırımın geri dönüş süresi. Ulaşılabilir bütçelerle sunduğumuz franchise sistemi, sektör ortalamasının altında maliyetlerle yüksek kârlılık sağlıyor. Yatırımcılarımız genellikle 12–18 ay gibi kısa bir sürede yatırımlarını geri kazanabiliyor. Anahtar teslim kurulumdan akademik eğitimlere, kesintisiz tedarik zincirinden reklam desteğine kadar sunduğumuz merkezi destekler, girişimcilerin risklerini minimuma indiriyor ve hızlı başarı elde etmelerine olanak tanıyor.” Her Lokasyon ve Bütçeye Uygun Konsept Seçenekleri Pizza Tomato, farklı yatırımcı profillerine hitap eden çoklu konsept modelleri ile öne çıkıyor. Bu esnek yapı sayesinde hem küçük metrekareli alanlar hem de yüksek hacimli lokasyonlar için çözümler sunuluyor. İbrahim Yazgan, konsept çeşitliliğini şu sözlerle anlatıyor: “Yatırımcılarımızın bütçesine ve bulunduğu lokasyona göre özel çözümler geliştiriyoruz. 50–60 metrekarelik alanlariçin paket servise odaklanan Express Konsept, düşük maliyetli girişler için ideal. 100–150 metrekarelik Restoran Konsepti ise aile sıcaklığı ve konforu ön planda tutan tam hizmet anlayışı sunuyor. AVM food-court alanlarındaverimliliği artıran AVM Konsepti’ni tercih ederken, 150–200 metrekarelik Cafe-Restoran Konsepti ile pizza lezzetini dünya kahveleriyle buluşturuyor, özellikle genç nüfusun yoğun olduğu bölgelerde güçlü talep görüyoruz.” “2026’da %45 ve Üzeri Büyüme Hedefliyoruz” 81 ile yayılma vizyonunu benimseyen Pizza Tomato, dijitalleşme ve yeni nesil işletme modelleri ile 2026 yılında sektörün en güvenilir yatırım markalarından biri olmayı hedefliyor. Genel Müdür İbrahim Yazgan, önümüzdeki döneme dair hedefleri şöyle paylaşıyor: “1999’dan bu yana operasyonel mükemmelliği yerel tatlarla harmanlayan Pizza Tomato, bugün yalnızca bir gıda markası değil; verimlilik odaklı güçlü bir yatırım modeli olarak konumlanıyor. Dijital dönüşüm ve yenilikçi konseptlerle 2026 yılında sektörün en güvenli yatırım limanlarından biri olmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki yıl için büyüme hedefimizi daha da yukarı taşıdık: %45 ve üzeri büyüme öngörüyoruz. Bu hedef, sadece şube sayısındaki artışla değil; verimlilik, sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı yönetim anlayışıyla desteklenecek.”

Murat Et’ten Restoran Atağı: Gece Dönercisi Konseptiyle Şubeleşiyor Haber

Murat Et’ten Restoran Atağı: Gece Dönercisi Konseptiyle Şubeleşiyor

Murat Et’ten Dikey Entegrasyonlu Büyüme: “Murat Et Gece Dönercisi” Şubeleri Yayılıyor Kasaplık tecrübesini kendi üretim gücüyle birleştiren Murat Et, restoran yatırımlarıyla büyümesini sürdürüyor. Uzun yıllardır kasap sektöründe faaliyet gösteren Murat Et, sahip olduğu üretim tesisleriyle sektörde fark yaratan markalar arasında yer alıyor. Firma, kendi tesislerinde ürettiği etleri hem kasap satış noktalarına hem de restoran yatırımlarına entegre ederek güçlü bir iş modeli oluşturuyor. Bu vizyonun en somut adımı ise yaklaşık 1 yıl önce Çorum’da açılan “Murat Et Gece Dönercisi” oldu. Restoranda kullanılan tüm etlerin doğrudan Murat Et’in kendi üretim tesislerinden temin edilmesi, markaya kalite ve sürdürülebilirlik açısından önemli bir avantaj sağladı. Çorum’dan Merzifon/Amasya’ya Uzanan Başarı Çorum’daki ilk şubenin ardından marka, Merzifon/Amasya’da da yeni şubeler açarak kısa sürede bölgesel büyümesini gerçekleştirdi. Özellikle gece döner konseptiyle dikkat çeken Murat Et Gece Dönercisi, lezzet standardı ve tedarik gücü sayesinde tüketicilerden yoğun ilgi görüyor. Yeni Şubeler Yolda Edinilen bilgilere göre Murat Et, restoran yatırımlarını yeni şehirlerde açılacak şubelerle genişletmeyi hedefliyor. Üretimden son tüketiciye uzanan entegre yapısı sayesinde marka, franchise ve yatırımcılar için de güçlü bir model sunuyor. Franchise Sektöründe Dikkat Çeken Model Kendi üretim tesislerinden beslenen restoran konseptiyle Murat Et, franchise sektöründe tedarik güvenliği, kalite standardı ve maliyet kontrolü gibi kritik başlıklarda yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor.

Kadim Anadolu’dan Modern Girişime: Zeynep Yarımca’nın Hepa Coffee Yolculuğu Video Galeri

Kadim Anadolu’dan Modern Girişime: Zeynep Yarımca’nın Hepa Coffee Yolculuğu

TOBB Çorum Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı ve Zeynep Yarımca, Türkiye çapında bir ilke imza atarak tek kullanımlık poşet filtre kahveyi geliştirdi ve ürünün üretimini Çorum’da başlattı. Girişimcilik, yerel değerler ve kültürel mirası aynı potada buluşturan bu çalışma, kadın girişimciliğinin yenilikçi yüzünü temsil eden örnekler arasında yer aldı. Hitit uygarlığının başkenti Hattuşa’yı bağrında taşıyan Çorum’un tarihsel ve kültürel kimliğinden ilham alan Zeynep Yarımca, geliştirdiği ürünü Hepa Coffee markasıyla tüketiciyle buluşturdu. Markaya verilen “Hepa” adı, Hititlerin ana tanrıça-kraliçesi Hepat’tan esinlenerek belirlendi. Bu isim tercihiyle, Anadolu’nun kadim medeniyetlerinde kadının üretimdeki ve toplumsal hayattaki güçlü rolüne vurgu yapılması amaçlandı. Hepa poşet filtre kahvenin ambalaj tasarımında da bu tarihsel ve kültürel yaklaşım öne çıkıyor. Kahve paketinde modern cumhuriyet kadını kimliğini temsil eden anneanne figürü yer alırken, özel olarak tasarlanan özgün kahve kupasında Hitit güneş kursu motifi kullanıldı. Bir kadın emeğiyle şekillenen bu kupa; üretimi, dayanışmayı ve kuşaklar arası aktarımı simgeleyen güçlü bir sembol olarak konumlandırıldı. Tasarımın her aşamasında, yerel değerlerin çağdaş bir estetikle buluşturulması hedeflendi. Ürün içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeynep Yarımca, poşet filtre kahvede dünyanın farklı bölgelerinden temin edilen en kaliteli kahve çekirdeklerinin kullanıldığını belirtti. Üretimde tercih edilen poşet kâğıdının ise %100 biyo bozunur nitelikte olduğunu vurgulayan Yarımca, bu sayede hem çevreye duyarlı hem de sağlık açısından “tamamen doğal” bir ürün ortaya koyduklarını ifade etti. Sürdürülebilirlik yaklaşımı, ürünün temel ayırt edici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Hepa poşet filtre kahve, yalnızca ürün geliştirme süreciyle değil, tanıtım ve pazarlama faaliyetleriyle de dikkat çekti. Zeynep Yarımca, üç farklı fuara katılarak Çorum’dan çıkan bu yenilikçi ürünü ulusal ölçekte tanıttı. Fuarlarda sektör temsilcilerinden, yatırımcılardan ve tüketicilerden alınan geri dönüşlerin son derece olumlu olduğu, ürünün hem konsepti hem de yerel hikâyesiyle ilgi gördüğü ifade edildi. Üretim faaliyetleri, Samsun yolu üzerinde tesisl Zeynep Yarımca’nın liderliğinde geliştirilen bu proje, anadoludan  çıkan bir markanın yenilikçi bir ürünle Türkiye pazarında söz sahibi olabileceğini gösteren somut bir örnek olarak değerlendiriliyor. Zeynep Yarımca’nın girişimi; kadın emeğini, kültürel mirası ve sürdürülebilir üretim anlayışını bir araya getiren bütüncül yaklaşımıyla, kadın girişimciliği alanında ilham verici bir model sunuyor. Bu çalışma, yerelden ulusala uzanan değer temelli markalaşmanın başarılı bir yansıması olarak öne çıkıyor.

AVM Ekosisteminde Franchise Yapılanmaları Haber

AVM Ekosisteminde Franchise Yapılanmaları

AVM Ekosisteminde Franchise Yapılanmaları: Kira Stratejileri, Sürdürülebilirlik ve Alt Kiralama Modelleri Üzerine Sektörel Bir İnceleme Türkiye’de yeme–içme ve perakende franchise sistemleri, özellikle 2000’li yıllardan sonra AVM merkezli bir büyüme ivmesi yakalamıştır. AVM’ler; düzenli müşteri trafiği, güvenlik altyapısı, operasyonel standartlar ve marka görünürlüğü gibi avantajlar sunarken, yüksek kira ve ortak giderler nedeniyle profesyonel planlama gerektiren bir iş modeli ortaya koymaktadır. Bu incelemede, AVM’lerde franchise kurulumuna ilişkin kira yaklaşımları, sürdürülebilir büyüme kriterleri ve son yıllarda öne çıkan “marka tarafından kiralama – franchise yatırımcısına alt kiralama” modeli sektörel perspektifle ele alınmaktadır. 1. AVM’lerde Franchise Mağazacılığının Temel Dinamikleri 1.1 Öngörülebilir Trafik ve Satış Potansiyeli AVM’ler, günlük ziyaretçi sayısı yüksek ve ölçümlenebilir alanlar olmaları nedeniyle özellikle hızlı servis restoranlar, kafe konseptleri, sağlıklı gıda ve self-servis modeller için önemli bir satış avantajı sağlar. Yatırımcı açısından en kritik kazanım, müşteri trafiğinin büyük ölçüde öngörülebilir olması ve satış riskinin görece düşük seviyede kalmasıdır. 1.2 Marka Algısı ve Kurumsal Güçlenme AVM içinde yer almak, franchise markaları için yalnızca fiziksel bir mağaza değil, aynı zamanda algısal bir konumlanma aracıdır. Özellikle yeni yatırımcılar açısından AVM lokasyonu; markaya duyulan güveni, kurumsallık algısını ve tüketici nezdindeki prestiji artırır. AVM yönetimlerinin güçlü markalarla çalışmayı tercih etmesi, bu etkiyi daha da pekiştirir. 1.3 Operasyonel Standartlaşma AVM’lerin sunduğu havalandırma, yangın güvenliği, enerji altyapısı, atık yönetimi ve personel giriş-çıkış kontrolü gibi standartlar, franchise operasyonlarının daha kontrollü ve tutarlı ilerlemesini sağlar. Bu durum, zincir markalar için operasyonel kaliteyi koruma açısından önemli bir avantajdır. 2. AVM Franchise Modellerinde Sürdürülebilirlik Kriterleri2.1 Kira ve Ciro Dengesi AVM mağazalarının uzun vadeli başarısında en kritik göstergelerden biri kira ve ciro arasındaki dengedir. Sektörel ortalamalara göre: Kira ve ortak giderlerin net cironun %11–12’si seviyesinde kalması sağlıklı kabul edilir. %14–16 bandı işletmeyi kırılgan hale getirir. %17 ve üzeri oranlar ise sürdürülebilirlik açısından ciddi risk oluşturur. Bu nedenle franchise veren markaların, yatırımcıya yalnızca marka vaadi değil, net ve şeffaf finansal projeksiyonlar sunması gerekir. 2.2 Metrekare ve Kapasite Planlaması Türkiye’de franchise şubelerinin önemli bir kısmı, ihtiyaçtan büyük metrekarelerde açıldığı için kârlılık sorunu yaşamaktadır. Etkin bir AVM franchise planlamasında: Hızlı servis konseptleri için 50–80 m² Kafe ve bakery modelleri için 80–150 m² Restoran konseptleri için 100–250 m² aralıkları, operasyonel verimlilik açısından daha sürdürülebilir kabul edilmektedir. 2.3 Doğru AVM Seçimi Her AVM, her marka için uygun değildir. Sağlıklı bir karar için ziyaretçi profili, anchor mağazalar, food court trafiği, rakip marka yoğunluğu ve hafta içi-hafta sonu dengesinin detaylı analiz edilmesi gerekir. Bu analizler yapılmadan yatırımcıyı AVM’ye yönlendirmek, hem marka hem yatırımcı açısından ciddi riskler doğurur. 3. Marka Kiralayıcı – Franchisee Alt Kiracı Modeli Uluslararası zincirlerde uzun süredir kullanılan, Türkiye’de ise son yıllarda yaygınlaşan modellerden biri, AVM kira sözleşmesinin doğrudan marka tarafından yapılması ve franchise yatırımcısına alt kiralama yoluyla devredilmesidir. Bu yapıda marka, AVM ile ana kiracı olarak sözleşme imzalar; yatırımcı ise AVM yerine marka ile hukuki ilişki kurar. Sektörde bu yapı genellikle “master lease – sublease” modeli olarak tanımlanır. 4. Alt Kiralama Modelinin Sağladığı Avantajlar4.1 Güçlü Kira Pazarlığı Zincir markalar, tekil yatırımcılara kıyasla AVM yönetimleri karşısında çok daha güçlü bir müzakere pozisyonuna sahiptir. Bu güç; daha uygun kira bedelleri, ortak gider düzenlemeleri, teşhir alanları ve teslim koşulları gibi unsurlarda somut avantajlar yaratır. 4.2 Operasyonel ve Teknik Kontrol AVM ile yürütülen teknik süreçlerin marka tarafından yönetilmesi; proje onayları, mimari uygulamalar ve açılış takvimlerinin daha hızlı ve sağlıklı ilerlemesini sağlar. Bu durum, zincir genelinde standartların korunmasına katkı sunar. 4.3 Yatırımcı Riskinin Azaltılması Yatırımcı, AVM ile doğrudan muhatap olmadığı için kira artışları, sözleşme yaptırımları ve operasyonel belirsizlikler karşısında daha korunaklı bir yapı içinde yer alır. Marka, yatırımcı ile AVM arasında dengeleyici bir rol üstlenir. 4.4 Markanın Şube Portföyünü Koruma Yetkinliği Alt kiralama modeli, başarısız bir franchise yatırımcısı durumunda markaya aynı lokasyonu hızlıca başka bir yatırımcıya devretme imkânı tanır. Böylece AVM içindeki marka varlığı zayıflamaz ve pazar hakimiyeti korunur. 5. Modelin Sağlıklı Uygulanması İçin Kritik Noktalar Alt kiralama modeli güçlü avantajlar sunsa da, hukuki ve finansal çerçevesi doğru çizilmediğinde risk yaratabilir. Özellikle: AVM sözleşmelerinde alt kiralamaya açık izin maddeleri yer almalı, Alt kira bedeli yatırımcıyı zorlayacak seviyelere taşınmamalı, Metrekare ve konsept seçiminde AVM’nin değil markanın stratejisi esas alınmalı, Franchise sözleşmelerinde devretme, kapanış ve sorumluluk süreçleri net biçimde tanımlanmalıdır. 6. Sürdürülebilir Büyüme Açısından Modelin Katkısı Bu yapı sayesinde marka, AVM içindeki teknik ve operasyonel standartları tam kontrol altında tutarken; yatırımcı daha öngörülebilir maliyetlerle faaliyet gösterir. Sonuç olarak hem yatırımcı dayanıklılığı artar hem de marka, kontrollü ve uzun vadeli bir büyüme stratejisi izleyebilir. Değerlendirme Marka tarafından kiralama yapılarak franchise yatırımcısına alt kiralama modeli, AVM franchise ekosisteminde tarafların çıkarlarını ortak bir zeminde buluşturan modern bir büyüme yaklaşımı sunmaktadır. Doğru planlama ve şeffaf sözleşme yapılarıyla uygulandığında, özellikle yeme–içme zincirleri için sürdürülebilir, kontrollü ve profesyonel bir genişleme modeline dönüşmektedir.

Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği Başkanı Betül Görkem Haber

Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği Başkanı Betül Görkem

Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği Başkanı Betül Görkem ile Söyleşi İş dünyasında dönüşüm yalnızca teknolojik yenilikler ya da finansal göstergelerle sınırlı değil. Yönetim anlayışları, karar alma süreçleri ve liderlik modelleri de bu değişimin merkezinde yer alıyor. Son yıllarda giderek daha fazla tartışılan kadın liderliği, artık bir eşitlik söyleminin ötesine geçerek kurumsal başarı ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla birlikte ele alınıyor. Ankara iş dünyasının önemli temsilcilerinden, Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği Başkanı Betül Görkem, kadın liderliğinin iş dünyasında yarattığı dönüşümü değerlendirdi. Kadın liderliği sizce günümüz iş dünyasında nasıl bir dönüşümü temsil ediyor? Betül Görkem: Kadın liderliği, günümüzde yalnızca temsiliyet artışıyla açıklanabilecek bir olgu değil. Asıl dönüşüm, kadınların karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenmesiyle ortaya çıkıyor. Bu durum, yönetim anlayışını daha kapsayıcı, daha dengeli ve uzun vadeli düşünmeye açık bir yapıya dönüştürüyor. Kurumlar artık çeşitliliği bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, stratejik bir gereklilik olarak ele alıyor. Kadın liderlerin yönetim yaklaşımlarının kurum kültürüne etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Betül Görkem: Kadın liderlerin bulunduğu organizasyonlarda iletişim ve iş birliği kültürünün daha güçlü olduğunu gözlemliyoruz. Katılımcı yönetim anlayışı, çalışan bağlılığını artırırken kurumsal aidiyet duygusunu da güçlendiriyor. Bu yaklaşım, kısa vadeli kazanımların ötesinde, sürdürülebilir bir başarı modeli oluşturuyor. Buna rağmen kadınların üst düzey yönetimde yeterince temsil edilmediği de sıkça dile getiriliyor. Sizce temel nedenler neler? Betül Görkem: Bu durumun temelinde çoğu zaman görünmeyen yapısal engeller yer alıyor. Geleneksel liderlik algıları, kariyer sürekliliğine dair önyargılar ve rol model eksikliği, kadınların üst yönetim kademelerine erişimini zorlaştırabiliyor. Bu noktada kurumların, liyakat temelli ve şeffaf sistemler kurması büyük önem taşıyor. Sivil toplum kuruluşlarının bu dönüşümdeki rolünü nasıl görüyorsunuz? Betül Görkem: Sivil toplum kuruluşları, iş dünyasında dönüşümün hızlandırıcı unsurlarından biridir. STK’lar, hem farkındalık yaratma hem de somut gelişim alanları oluşturma konusunda önemli bir görev üstleniyor. Ankara İş Dünyası Gelişim Derneği olarak biz, kadınların liderlik yetkinliklerini güçlendiren eğitim ve mentorluk çalışmalarını uzun vadeli bir perspektifle ele alıyoruz. Dernek olarak kadın liderliğini desteklemek adına hangi alanlara odaklanıyorsunuz? Betül Görkem: Odak noktamız, kadınların yalnızca iş dünyasında yer alması değil, karar verici pozisyonlarda etkin şekilde temsil edilmesi. Bu doğrultuda liderlik gelişim programları, sektörler arası networking çalışmaları ve deneyim paylaşım platformları oluşturuyoruz. Amacımız, kadınların yönetsel kapasitelerini güçlendirecek kalıcı yapılar inşa etmek. Kadın liderliğinin ekonomik sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini nasıl yorumlarsınız? Betül Görkem: Kadın liderliğinin güçlenmesi, ekonomik sürdürülebilirliğin temel bileşenlerinden biri. Çeşitliliğin olduğu yönetim yapıları, daha sağlıklı risk analizi ve daha dengeli karar süreçleri oluşturuyor. Bu da kurumların uzun vadeli büyüme hedeflerini daha sağlam temellere oturtmasını sağlıyor. Önümüzdeki döneme baktığınızda iş dünyasında nasıl bir tablo öngörüyorsunuz? Betül Görkem: Daha kapsayıcı, daha şeffaf ve daha sorumlu bir iş dünyası görüyorum. Kadın liderliğinin yaygınlaşmasıyla birlikte, yönetim anlayışları da dönüşüyor. Bu dönüşüm, sadece kadınlar için değil, tüm iş dünyası için daha güçlü ve dayanıklı bir ekosistem anlamına geliyor. Son olarak, kadın liderliğini dergi okurları için tek cümleyle nasıl tanımlarsınız? Betül Görkem: Kadın liderliği, iş dünyasında dengeyi, sürdürülebilirliği ve uzun vadeli değeri birlikte üreten çağdaş bir yönetim anlayışıdır.

Aktaşlar Lezzet Grubu ile Pidenin Küresel Yolculuğu Haber

Aktaşlar Lezzet Grubu ile Pidenin Küresel Yolculuğu

Aktaşlar Lezzet Grubu, 2025 yılında gıda sektöründe dikkat çeken bir büyüme performansı sergiledi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 65 oranında büyürken; bu ivmeyi yeni fabrika yatırımları, dijital üretim sistemleri ve genişleyen ihracat ağıyla destekledi. Karadeniz mutfağının geleneksel lezzetlerinden Ordu Pidesi’ni küresel bir marka haline getirmeyi hedefleyen Aktaşlar Lezzet Grubu, ihracat yaptığı ülke sayısını 40’ın üzerine çıkardı. Şirket, özellikle perakende kanalında ulusal zincir marketlerde yaygın raf erişimi sağlayarak iç pazardaki gücünü artırdı. Giresun Bulancak’ta devreye alınan yeni üretim tesisiyle Ordu ve Giresun fabrikalarında günlük toplam 800 bin adet üretim kapasitesine ulaşıldı. Balıkesir’de kurulmakta olan yeni pizza fabrikasının ise 2026 yılının ilk çeyreğinde üretime başlaması planlanıyor. Bu yatırımın tamamlanmasıyla birlikte şirketin günlük üretim kapasitesinin 2026 sonunda 1,2 milyon adede çıkarılması hedefleniyor. Aktaşlar Lezzet Grubu, üretim hatlarında hayata geçirdiği dijital izleme ve izlenebilirlik sistemleri sayesinde kalite, verimlilik ve gıda güvenliği standartlarını üst seviyeye taşıyor. Ar-Ge ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarla desteklenen bu yapı, şirketin global pazarlardaki rekabet gücünü artırıyor. 2026 yılında ihracat ağını daha da genişletmeyi hedefleyen şirket, Ordu Pidesi’ni pizza gibi küresel ölçekte bilinen bir ürün kategorisine dönüştürmeyi amaçlıyor. Yeni yatırımlar, ürün çeşitliliği ve pazara özel çözümlerle Aktaşlar Lezzet Grubu, pidenin dünya mutfaklarında kalıcı bir yer edinmesini hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.