#Yapay Zekâ

Medya Franchise - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Franchising 100: 4 bin 755 şube açmayı hedefliyorlar, koşulları ne? Haber

Franchising 100: 4 bin 755 şube açmayı hedefliyorlar, koşulları ne?

Türkiye’de Franchise Ekosistemi Hızlanıyor Medya Franchise tarafından yapılan kapsamlı araştırmaya göre, Türkiye franchise pazarı önümüzdeki yıllarda güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacak. Mevcut veriler ve yatırım eğilimleri dikkate alındığında, 2026 yılında ekosistemin toplam ticaret hacminin 60 milyar doları aşması bekleniyor. Aynı dönemde franchise işletme sayısının yaklaşık 60 bine, bu işletmelerde çalışan sayısının ise 450 bine ulaşacağı öngörülüyor. Araştırma kapsamında görüşülen markaların planları dikkat çekici. Franchise veren ilk 100 şirket, 2026 sonuna kadar toplam 4 bin 775 yeni şube açmayı hedefliyor. Yeni yatırımlarda özellikle hızlı servis restoranları, kahve zincirleri, sağlıklı yaşam, spor ve deneyim odaklı konseptler öne çıkıyor. Franchise Modeli Neden Güçleniyor? Pandemi sonrası değişen tüketici davranışları, dijitalleşmenin hız kazanması ve yatırımcıların daha kontrollü büyüme modellerine yönelmesi, franchise sistemini her ölçekteki marka için cazip hale getirdi. Artık yalnızca büyük zincirler değil, orta ölçekli işletmeler de büyüme stratejilerinin merkezine franchise modelini koyuyor. Bugün Türkiye’de yaklaşık 3 bin 700 yerli ve yabancı marka franchise sistemiyle faaliyet gösteriyor. Bu markaların yaklaşık yüzde 30’u yurt dışına açılarak hem marka bilinirliğini artırıyor hem de ülke ekonomisine ihracat katkısı sağlıyor. Franchise modeliyle faaliyet gösteren işletme sayısı 50 bini aşarken, doğrudan istihdam edilen kişi sayısı 300 binin üzerine çıkmış durumda. Ekosistemin yıllık ticaret hacmi ise 55 milyar dolara yaklaşmış bulunuyor. 2025 ve Sonrası İçin Beklentiler Araştırmaya göre mevcut ekonomik koşullar ve girişimcilik trendleri sürdürülebilir şekilde devam ederse, 2025 sonunda franchise pazarında işletme sayısının 55 bine, istihdamın 400 bine ve ticaret hacminin 55 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2026 itibarıyla ise Türkiye’nin yalnızca iç pazarda değil, çevre ülkeler için de bir franchise merkezi haline gelmesi öngörülüyor. Genç Nesil ve Deneyim Odaklı Markalar Medya Franchise analizine göre, genç kuşak artık yalnızca ürün değil; deneyim, hız ve dijital kolaylık arıyor. Bu nedenle hem fiziksel mağazada hem de dijital kanallarda güçlü olan markalar daha hızlı büyüyor. Özellikle teknolojiyle desteklenen hibrit iş modelleri, önümüzdeki dönemin kazananları arasında gösteriliyor. En Hızlı Büyüyen Alanlar Gıda sektörü franchise sisteminin lokomotifi olmaya devam ederken, sağlıklı beslenme, vegan–vejetaryen konseptler, kahve zincirleri ve pratik atıştırmalık markaları öne çıkıyor. Bunun yanı sıra eğitim teknolojileri, kişisel bakım, sağlık & wellness, lojistik, temizlik-hijyen ve e-ticaret destek hizmetleri de franchise yatırımlarında hızlı büyüyen alanlar arasında yer alıyor. AVM’ler ve Deneyim Ekonomisi Araştırma, alışveriş merkezlerinde yeme-içme alanlarının toplam kiralanabilir alan içindeki payının yüzde 25’i aştığını ortaya koyuyor. AVM’ler artık yalnızca alışveriş noktası değil; sosyalleşme, eğlence ve deneyim merkezleri olarak konumlanıyor. Ancak uzmanlar, yeme-içme alanlarındaki hızlı büyümenin dengeli yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Yapay zeka destekli uygulamalar, kişiselleştirilmiş kampanyalar ve veri odaklı mağaza planlamaları AVM’lerde ve franchise zincirlerinde giderek yaygınlaşıyor. Aynı zamanda enerji verimliliği, yeşil bina uygulamaları ve sürdürülebilir operasyonlar hem maliyet avantajı sağlıyor hem de markaların çevresel duyarlılığını güçlendiriyor. Sonuç: Medya Franchise Araştırması’na göre, önümüzdeki beş yıl franchise sektörü için “altın dönem” niteliği taşıyor. Doğru fizibilite, şeffaf kârlılık yapısı, güçlü operasyon ve dijital entegrasyon sağlayan markalar; hem Türkiye’de hem de yurt dışında hızlı ve sürdürülebilir büyüme yakalayacak.

Markadan Şubeye, Şubeden Tüketiciye Uzanan Dijital Yolculuk Haber

Markadan Şubeye, Şubeden Tüketiciye Uzanan Dijital Yolculuk

Franchise sistemlerinin hızla büyüdüğü, rekabetin ise her geçen gün daha dijital bir zemine taşındığı günümüzde; markalar için sürdürülebilir başarı artık yalnızca ürün veya lokasyonla değil, dijital pazarlama gücüyle belirleniyor. Çok şubeli yapılarda marka bütünlüğünü korumak, yerel performansı artırmak ve yatırımcı güveni oluşturmak; planlı ve stratejik bir dijital yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu kapsamda, franchise pazarlamada dijital pazarlamanın rolünü, bugünkü etkilerini ve gelecekte nasıl bir dönüşüm yaratacağını konuşmak üzere PLUSONE Dijital Pazarlama Uzmanı Melih Küçükyıldız ile bir araya geldik. Bu röportajda; markadan şubeye uzanan dijital stratejilerin, franchise sistemlerini nasıl daha güçlü, daha ölçülebilir ve daha sürdürülebilir hale getirdiğini tüm yönleriyle ele aldık. Franchise sistemleri açısından dijital pazarlamayı neden “olmazsa olmaz” olarak tanımlıyorsunuz? Franchise sistemlerinde dijital pazarlama artık bir destek unsuru değil, sistemin omurgasıdır. Çünkü franchise yapıları çok merkezli, çok lokasyonlu ve çok paydaşlıdır. Bu yapı, klasik pazarlama yöntemleriyle yönetildiğinde ciddi bir dağınıklık ve marka algısı karmaşası oluşur. Dijital pazarlama ise franchise sistemine üç temel avantaj sağlar: ölçeklenebilirlik, ölçülebilirlik ve standardizasyon. Merkezden üretilen bir dijital strateji; aynı anda onlarca hatta yüzlerce şubeye aynı dili, aynı görsel kimliği ve aynı mesajı taşıyabilir. Bu, markanın tek ses olmasını sağlar. Bugün tüketici, bir franchise markasını yalnızca şubesinden değil; Google yorumlarından, Instagram paylaşımlarından, reklamlardan ve web sitesinden tanıyor. Dijitalde güçlü olmayan bir franchise, fizikselde ne kadar iyi olursa olsun rekabette geri düşüyor. Dijital pazarlama franchise marka algısını nasıl etkiliyor? Marka algısı artık vitrinde değil, ekranda oluşuyor. Bir franchise markasının Instagram sayfası, Google işletme profili, web sitesi ve dijital reklam dili; tüketicinin zihninde markanın kalitesini belirliyor. Dijital pazarlama doğru kurgulandığında şunları sağlar: Markanın kurumsal güven algısı yükselir Tüm şubelerde aynı kalite beklentisi oluşur Yatırımcı gözünde marka daha profesyonel ve sistemli görünür Özellikle franchise yatırımcıları, bir markaya karar vermeden önce dijital ayak izine bakıyor. Aktif olmayan sosyal medya hesapları, zayıf web siteleri veya düşük Google puanları; yatırım kararını doğrudan olumsuz etkiliyor. Franchise pazarlamada dijital pazarlama sadece reklam mıdır? Kesinlikle hayır. Bu en sık yapılan hatalardan biridir. Dijital pazarlamayı yalnızca “reklam vermek” olarak görmek, sistemin potansiyelini yok saymaktır. Franchise dijital pazarlaması; Marka iletişimi, Yerel şube pazarlaması, Yatırımcı iletişimi, Kriz yönetimi, Müşteri deneyimi yönetimi gibi çok katmanlı bir yapıdır. Örneğin bir şubede yaşanan olumsuz bir müşteri deneyimi, dijitalde doğru yönetilmezse tüm markaya yayılabilir. Tersine, iyi yönetilen bir dijital iletişim, tek bir şubenin başarısını tüm sisteme yayabilir. Yerel şubeler açısından dijital pazarlamanın en büyük katkısı nedir? Yerel görünürlük. Franchise sistemlerinde en kritik denge noktası; merkezi marka gücü ile yerel şube performansının uyumudur. Dijital pazarlama sayesinde: Şubeler Google’da bulunduğu bölgede öne çıkar Yerel kampanyalar hedefli şekilde duyurulur Sosyal medya içerikleriyle bölgesel bağ kurulur Özellikle Google Haritalar, yerel SEO ve bölgesel reklamlar; bir şubenin günlük cirosunu doğrudan etkileyen unsurlar haline gelmiştir. Dijital pazarlaması olmayan bir şube, adeta tabelası kapalı bir mağaza gibidir. Franchise merkezleri dijital pazarlamayı nasıl yönetmeli? En doğru yaklaşım merkezi strateji – yerel uygulama modelidir. Yani marka dili, görsel kimlik, ana mesajlar ve kampanya kurguları merkez tarafından belirlenmeli; şubeler bu çerçeve içinde dijitalde aktif olmalıdır. Başarılı franchise markalarında şunları görüyoruz: Merkezi içerik havuzları Şubelere özel sosyal medya şablonları Dijital denetim ve raporlama sistemleri Google puanı ve yorum yönetimi süreçleri Bu yapı hem markayı korur hem de şubelerin özgünlüğünü destekler. Dijital pazarlamanın franchise büyümesine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Dijital pazarlama, franchise büyümesinin en hızlı ve en sürdürülebilir yoludur. Çünkü doğru dijital strateji, markayı yalnızca müşteriye değil, potansiyel yatırımcıya da anlatır. Bugün franchise taleplerinin büyük bölümü: Web siteleri Sosyal medya içerikleri Dijital haberler ve reklamlar üzerinden geliyor. Dijitalde güçlü olan markalar, yatırımcıya şunu söylüyor: “Bu marka sistemlidir, ölçer, raporlar ve büyümeyi bilir.” Gelecekte franchise pazarlamada dijital pazarlamanın rolü nasıl evrilecek? Önümüzdeki dönemde dijital pazarlama; veri odaklı, yapay zekâ destekli, kişiselleştirilmiş bir yapıya dönüşecek. Franchise sistemleri için bu şu anlama geliyor: Her şubenin performansı anlık ölçülecek, içerikler lokasyona göre özelleşecek ve marka iletişimi daha akıllı hale gelecek. Dijital pazarlamayı bugün doğru kuran franchise markaları, yarının rekabetinde açık ara öne geçecek. Dijital Olmayan Franchise, Yarım Bir Markadır Franchise sistemlerinde dijital pazarlama; ne bir trend, ne de geçici bir araçtır. Bu, markanın dili, hafızası ve vitrini haline gelmiştir. Dijitalde güçlü olmayan bir franchise; büyüyemez, standardını koruyamaz ve yatırımcı güvenini sürdüremez. Bugünün başarılı franchise markaları, dijital pazarlamayı bir gider değil; stratejik bir yatırım olarak görenlerdir.

Doğuş Teknoloji 2026’nın 5 Kritik Teknoloji Trendini Açıkladı Haber

Doğuş Teknoloji 2026’nın 5 Kritik Teknoloji Trendini Açıkladı

Doğuş Teknoloji, 2026 yılına dair iş dünyasını köklü biçimde etkileyecek 5 kritik teknoloji eğilimini paylaştı. 2026; komutla çalışan sistemlerden, kendi başına düşünebilen ve karar alabilen Agentic AI tabanlı dijital iş gücüne geçişin hız kazandığı, siber güvenliğin milisaniyeler seviyesinde yanıt verdiği ve finansal süreçlerin baştan sona otonom yapılarla yönetildiği bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Bu yeni çağda insan, operasyonel yüklerin değil; stratejik aklın, yeniliğin ve sürdürülebilir değerin merkezinde konumlanacak. Dijital olgunluğun yeniden tanımlandığı 2026’da yapay zeka, yalnızca verimliliği artıran bir destek unsuru olmaktan çıkarak kurumsal yapıların temel karar mekanizmasına dönüşecek. Doğuş Teknoloji’nin öngörülerine göre şirketler için artık yalnızca dijitalleşmek yeterli olmayacak; otonom yeteneklerle donatılmış, akıllı organizasyonlara evrilmek kaçınılmaz hale gelecek. Rekabette fark yaratan unsur ise teknolojiyi ne kadar hızlı benimsediğimizden çok, insan ve yapay zeka ajanlarını ne kadar etkili bir hibrit yapıda bir araya getirebildiğimiz olacak. Finanstan insan kaynaklarına kadar tüm iş fonksiyonlarında yapay zekanın dönüştürücü etkisinin yoğun biçimde hissedileceği 2026 için Doğuş Teknoloji, iş yapış biçimlerini radikal şekilde değiştirecek 5 ana teknoloji trendinişöyle sıralıyor: 2026’da İş Dünyasını Şekillendirecek 5 Temel Teknoloji Eğilimi 1. Agentic AI ile yapay zeka, pasif asistandan aktif karar vericiye dönüşecek. Doğuş Teknoloji’nin 2026 vizyonunda ilk sırada yer alan Agentic AI, işletmelerin operasyonel yapısını kökten değiştirecek. Yapay zeka; yalnızca kod yazımını destekleyen bir araç olmaktan çıkıp süreçleri yöneten, karar alan ve yönlendiren bir role bürünecek. AI-Native yazılım mimarileri yaygınlaşırken, görev bazlı yapay zeka ajanları BT operasyonları ve müşteri deneyiminde uçtan uca sorumluluk üstlenerek dijital iş gücünün temelini oluşturacak. 2. Yapay zekanın hız kazandırdığı siber tehditlere karşı savunma refleksi milisaniyelere düşecek. 2026’da siber tehditler, yapay zekanın sağladığı hız ve ölçekle daha sofistike hale gelirken, güvenlik yaklaşımlarının da sürekli öğrenen ve proaktif bir yapıya dönüşmesi zorunlu olacak. Zero-Trust mimarileri ve kuantum sonrası kriptografi çözümleri öne çıkarken, kendi kendine karar alıp aksiyon alabilen otonom siber güvenlik sistemleri iş dünyasının ayrılmaz bir parçası haline gelecek. 3. Yapay zeka, IoT ve Edge AI ile fiziksel dünyada daha aktif rol üstlenecek. Doğuş Teknoloji, yapay zekanın yalnızca dijital değil fiziksel dünyada da karar verici olacağını vurguluyor. IoT cihazları, veri toplayan sensörler olmaktan çıkarak veriyi yerinde analiz eden ve anlık karar alabilen Edge AI yapılar haline gelecek. İnşaat ve enerji gibi sektörlerde robotik sistemler, merkezi filo yönetimi ve otonom koordinasyon yetenekleriyle iş gücü dönüşümünün merkezine yerleşecek. 4. Finans ve yönetişimde “otonom şirket” anlayışı yaygınlaşacak. 2026’da finans fonksiyonları, gerçek zamanlı yapay zeka modelleri ve otonom veri işleme katmanlarıyla yeniden şekillenecek. Muhasebe, raporlama ve mutabakat süreçlerinin RPA ve büyük dil modelleri sayesinde %80’e varan oranda otomatikleşmesi bekleniyor. Böylece finans ekipleri operasyonel işlerden uzaklaşıp, senaryo analizleri ve stratejik risk yönetimine odaklanan bir karar destek merkezine dönüşecek. BT yönetişiminde ise veri temelli kültür ve yapay zeka destekli risk öngörüleri operasyonel mükemmelliği güvence altına alacak. 5. İnsan Kaynakları, insan ve yapay zeka arasındaki dönüşümün kilit oyuncusu olacak. 2026’da insan kaynakları profesyonelleri, teknolojiyi insan odağında yönlendiren stratejik aktörler olarak konumlanacak. Doğuş Teknoloji’ye göre bu dönemde belirleyici olan, mevcut becerilerden çok yeni bilgiyi öğrenme ve adapte olma hızı olacak. Yapay zeka destekli öğrenme platformları yetenek gelişiminde kritik rol oynarken, yapay zeka asistanlarının insan ekiplerle birlikte sorumluluk aldığı hibrit çalışma modelleri rekabet avantajının anahtarı haline gelecek. Doğuş Teknoloji Hakkında Doğuş Teknoloji; 10’dan fazla sektörde birçok kuruma hizmet sunan, insanı merkeze alan yaklaşımıyla hızlı, yenilikçi ve proaktif teknoloji çözümleri geliştiren bir teknoloji şirketidir. Ar-Ge merkeziyle birlikte faaliyet gösteren Doğuş Teknoloji; 35 global iş ortağının desteğiyle RPA, veri analitiği ve tahminleme, yapay zeka ve makine öğrenmesi, Generative AI, mobil ve web uygulamaları, ERP ve CRM gibi kurumsal çözümlerde ileri seviye uzmanlığa sahiptir. Özellikle siber güvenlik alanındaki öncü uygulamalarıyla hizmet verdiği bölgelerde stratejik iş ortağı konumundadır. Şirket, blockchain, mobil ve giyilebilir teknolojiler başta olmak üzere yeni nesil teknolojileri yakından takip ederek değişen dünyaya hızla uyum sağlamayı hedeflemektedir.

Markadan Şubeye, Şubeden Tüketiciye Uzanan Dijital Yolculuk Haber

Markadan Şubeye, Şubeden Tüketiciye Uzanan Dijital Yolculuk

Franchise sistemlerinin hızla büyüdüğü, rekabetin ise her geçen gün daha dijital bir zemine taşındığı günümüzde; markalar için sürdürülebilir başarı artık yalnızca ürün veya lokasyonla değil, dijital pazarlama gücüyle belirleniyor. Çok şubeli yapılarda marka bütünlüğünü korumak, yerel performansı artırmak ve yatırımcı güveni oluşturmak; planlı ve stratejik bir dijital yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu kapsamda, franchise pazarlamada dijital pazarlamanın rolünü, bugünkü etkilerini ve gelecekte nasıl bir dönüşüm yaratacağını konuşmak üzere PLUSONE Dijital Pazarlama Uzmanı Melih Küçükyıldız ile bir araya geldik. Bu röportajda; markadan şubeye uzanan dijital stratejilerin, franchise sistemlerini nasıl daha güçlü, daha ölçülebilir ve daha sürdürülebilir hale getirdiğini tüm yönleriyle ele aldık. Franchise sistemleri açısından dijital pazarlamayı neden “olmazsa olmaz” olarak tanımlıyorsunuz? Franchise sistemlerinde dijital pazarlama artık bir destek unsuru değil, sistemin omurgasıdır. Çünkü franchise yapıları çok merkezli, çok lokasyonlu ve çok paydaşlıdır. Bu yapı, klasik pazarlama yöntemleriyle yönetildiğinde ciddi bir dağınıklık ve marka algısı karmaşası oluşur. Dijital pazarlama ise franchise sistemine üç temel avantaj sağlar: ölçeklenebilirlik, ölçülebilirlik ve standardizasyon. Merkezden üretilen bir dijital strateji; aynı anda onlarca hatta yüzlerce şubeye aynı dili, aynı görsel kimliği ve aynı mesajı taşıyabilir. Bu, markanın tek ses olmasını sağlar. Bugün tüketici, bir franchise markasını yalnızca şubesinden değil; Google yorumlarından, Instagram paylaşımlarından, reklamlardan ve web sitesinden tanıyor. Dijitalde güçlü olmayan bir franchise, fizikselde ne kadar iyi olursa olsun rekabette geri düşüyor. Dijital pazarlama franchise marka algısını nasıl etkiliyor? Marka algısı artık vitrinde değil, ekranda oluşuyor. Bir franchise markasının Instagram sayfası, Google işletme profili, web sitesi ve dijital reklam dili; tüketicinin zihninde markanın kalitesini belirliyor. Dijital pazarlama doğru kurgulandığında şunları sağlar: Markanın kurumsal güven algısı yükselir Tüm şubelerde aynı kalite beklentisi oluşur Yatırımcı gözünde marka daha profesyonel ve sistemli görünür Özellikle franchise yatırımcıları, bir markaya karar vermeden önce dijital ayak izine bakıyor. Aktif olmayan sosyal medya hesapları, zayıf web siteleri veya düşük Google puanları; yatırım kararını doğrudan olumsuz etkiliyor. Franchise pazarlamada dijital pazarlama sadece reklam mıdır? Kesinlikle hayır. Bu en sık yapılan hatalardan biridir. Dijital pazarlamayı yalnızca “reklam vermek” olarak görmek, sistemin potansiyelini yok saymaktır. Franchise dijital pazarlaması; Marka iletişimi, Yerel şube pazarlaması, Yatırımcı iletişimi, Kriz yönetimi, Müşteri deneyimi yönetimi gibi çok katmanlı bir yapıdır. Örneğin bir şubede yaşanan olumsuz bir müşteri deneyimi, dijitalde doğru yönetilmezse tüm markaya yayılabilir. Tersine, iyi yönetilen bir dijital iletişim, tek bir şubenin başarısını tüm sisteme yayabilir. Yerel şubeler açısından dijital pazarlamanın en büyük katkısı nedir? Yerel görünürlük. Franchise sistemlerinde en kritik denge noktası; merkezi marka gücü ile yerel şube performansının uyumudur. Dijital pazarlama sayesinde: Şubeler Google’da bulunduğu bölgede öne çıkar Yerel kampanyalar hedefli şekilde duyurulur Sosyal medya içerikleriyle bölgesel bağ kurulur Özellikle Google Haritalar, yerel SEO ve bölgesel reklamlar; bir şubenin günlük cirosunu doğrudan etkileyen unsurlar haline gelmiştir. Dijital pazarlaması olmayan bir şube, adeta tabelası kapalı bir mağaza gibidir. Franchise merkezleri dijital pazarlamayı nasıl yönetmeli? En doğru yaklaşım merkezi strateji – yerel uygulama modelidir. Yani marka dili, görsel kimlik, ana mesajlar ve kampanya kurguları merkez tarafından belirlenmeli; şubeler bu çerçeve içinde dijitalde aktif olmalıdır. Başarılı franchise markalarında şunları görüyoruz: Merkezi içerik havuzları Şubelere özel sosyal medya şablonları Dijital denetim ve raporlama sistemleri Google puanı ve yorum yönetimi süreçleri Bu yapı hem markayı korur hem de şubelerin özgünlüğünü destekler. Dijital pazarlamanın franchise büyümesine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Dijital pazarlama, franchise büyümesinin en hızlı ve en sürdürülebilir yoludur. Çünkü doğru dijital strateji, markayı yalnızca müşteriye değil, potansiyel yatırımcıya da anlatır. Bugün franchise taleplerinin büyük bölümü: Web siteleri Sosyal medya içerikleri Dijital haberler ve reklamlar üzerinden geliyor. Dijitalde güçlü olan markalar, yatırımcıya şunu söylüyor: “Bu marka sistemlidir, ölçer, raporlar ve büyümeyi bilir.” Gelecekte franchise pazarlamada dijital pazarlamanın rolü nasıl evrilecek? Önümüzdeki dönemde dijital pazarlama; veri odaklı, yapay zekâ destekli, kişiselleştirilmiş bir yapıya dönüşecek. Franchise sistemleri için bu şu anlama geliyor: Her şubenin performansı anlık ölçülecek, içerikler lokasyona göre özelleşecek ve marka iletişimi daha akıllı hale gelecek. Dijital pazarlamayı bugün doğru kuran franchise markaları, yarının rekabetinde açık ara öne geçecek. Dijital Olmayan Franchise, Yarım Bir Markadır Franchise sistemlerinde dijital pazarlama; ne bir trend, ne de geçici bir araçtır. Bu, markanın dili, hafızası ve vitrini haline gelmiştir. Dijitalde güçlü olmayan bir franchise; büyüyemez, standardını koruyamaz ve yatırımcı güvenini sürdüremez. Bugünün başarılı franchise markaları, dijital pazarlamayı bir gider değil; stratejik bir yatırım olarak görenlerdir.

Krafton, Franchise ile Oyun Geliştirmeye Hız Katacak Haber

Krafton, Franchise ile Oyun Geliştirmeye Hız Katacak

KRAFTON, Inc., 15 Ocak tarihinde düzenlediği şirket genel toplantısı KRAFTON LIVE TALK (KLT) kapsamında 2026 yılı yönetim stratejisini ve orta ile uzun vade büyüme hedeflerini kamuoyu ile paylaştı. Açıklanan stratejiler, oyun geliştirme faaliyetlerinin güçlendirilmesinin yanı sıra sürdürülebilir ve özgün Franchise fikri mülkiyetlerinin yaratılmasına odaklanıyor. Kapsamlı Büyüme Stratejileri ve Franchise IP Odaklı Projeler KRAFTON CEO’su CH Kim, şirketin stratejik yol haritasını “Franchise IP ve Katma Değer” başlıkları altında açıkladı. CH Kim, 2024 yılında başlayıp orta ve uzun vadede devam edecek şekilde, büyük ölçekli Franchise Fikri Mülkiyetlerine sahip olma hedefinin korunduğunu vurguladı. Kim’in belirttiği stratejik yapı; kurum içi oyun üretim yatırımlarını artırmak, yayın hacmini genişletmek ve kaynak tahsisine disiplin kazandırmak başlıklarında şekilleniyor. Bu doğrultuda, şirketin amacı çeşitlenmiş tür, içerik ve hizmet formatları ile sektörde ayırt edici ve rekabetçi Franchise IP’leri geliştirmek olarak tanımlanıyor. Geçtiğimiz yıl süresince, KRAFTON oyun geliştirme ekibinde yaratıcı liderlerin yetkinliğini artırırken, oyun geliştirme ve yayın altyapısında iyileştirmeler gerçekleştirdi. 2026 yılı hedefleri arasında, franchise olma potansiyeline sahip yeni projelerin geliştirilmesini hızlandırmak ve PUBG IP’sini daha ileri taşımak yer alıyor. CEO CH Kim, “Yeni oyun geliştirme projelerini sürdürürken, temel oyun faaliyetlerimize odaklanmayı sürdüreceğiz. PUBG’yi bir içerik platformu olarak büyütmeyi ve farklı Franchise IP’leri de yaratmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Yenilikçi Oyun Geliştirme ve Yapay Zekâ ile Gelecek Vizyonu Yeni Franchise IP geliştirme amacıyla, 2025 yılı itibarıyla küçük ekiplerle çalışan 15 yeni lider geliştirici KRAFTON’a katıldı. Bu yaklaşım, erken erişim ve sınırlı pazar lansmanları gibi metodolojiler ile oyunların başarı potansiyelinin hızla test edilmesini ve başarılı bulunanların genişletilmesini mümkün kılıyor. KRAFTON’un mevcut geliştirme takviminde 26 farklı proje bulunmakta ve bunlardan 12’sinin, Subnautica 2, Palworld Mobile ve NO LAW dahil olmak üzere, önümüzdeki iki yılda piyasaya sürülmesi planlanıyor. Oyunların yerleşik ve gelişen pazarlarda hedef kitleleriyle lansmanları, uzun vadeli büyüme potansiyelinin analizine olanak tanıyacak. Şirket, ayrıca inZOI ve Mimesis gibi erken erişimde elde edilen başarıların ardından, bunları uzun vadeli ürün yaşam döngüsüne sahip Franchise IP’lerine dönüştürmeyi amaçlıyor. PUBG IP’si ise kültürel iş birlikleri ve uzun vadeli hizmet iyileştirmeleriyle güçlendirilerek içerik platformu konumunu pekiştirecek. KRAFTON, PUBG çatısı altında kullanıcı tarafından üretilen içerikleri ön plana çıkaracak ve mobil ile platformlar arası oyun erişimini geliştirecek. PUBG: Black Budget ve PUBG: BLINDSPOT gibi yeni projelerle seriyi farklı türlere taşımayı hedefliyor. KRAFTON, oyun teknolojilerine dayalı iş fırsatlarını yapay zekâ odaklı yaklaşımlarla değerlendirme politikası izliyor. Şirket, 2021 yılından bu yana, oyun ve oyuncu deneyimini geliştirmek amacıyla yapay zekâ ve sanal karakter teknolojileri üzerine yoğunlaşıyor. 2023 yılı ekim ayında duyurulan yeni yapı gereği, yapay zekâ tabanlı otomasyon ile kaynaklar daha yenilikçi çalışmalara yönlendirilecek. Şirket, topladığı verileri ve oyun odaklı teknolojik birikimini gelecekte fiziksel yapay zekâ ve robotik alanlarında değerlendirmek üzere yeni fırsatlar araştırmayı sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.