#Teknoloji

Medya Franchise - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kahve sektöründe yapay zeka destekli Robotik Barista sistemi Haber

Kahve sektöründe yapay zeka destekli Robotik Barista sistemi

Coffeetropic Kahve San. ve Tic Ltd. şirketi, kahve sektöründeki deneyimini robotik teknolojiyle birleştirerek yapay zeka destekli Robotik Barista projesini geliştirdi. Tamamen otonom çalışan ve yüksek etkileşimli deneyim sunan sistem, kiosk modeliyle hizmet vermeye başladı. Saatte 40 kahve yapan sistemin Türk mühendisler tarafından geliştirildiğini söyleyen şirketin kurucu ortağı Fazıla Bingöl, “Robotik Barista, kahveyi hazırlayıp servis alanına getiriyor. Kahveyle sadece müşteri temas ediyor. Kullanılan tüm kahve ekipmanları profesyonel ve bu sisteme özel olarak modifiye edildi. Robot kolunun hareketlerinden sipariş ve ödeme süreçlerine kadar pek çok özel yazılım geliştirildi” dedi. GELDİĞİMİZ AŞAMA OLDUKÇA UMUT VERİCİ VE DAHA DA İLERİYE TAŞIMAYI HEDEFLİYORUZ’ Coffeetropic Kahve San. ve Tic Ltd. kurucu ortağı Fazıla Bingöl, “Bu Robotik Barista projesi yaklaşık bir yıllık çalışmanın ürünü. Projede, Coffeetropic Kahve ve E-Commint Yazılım firmaları birlikte çalıştı. E-Commint yapay zeka yazılım teknolojilerini geliştirdi. Ticarileştirme süreci kapsamında da yaklaşık üç haftadır Kozzy AVM’de pilot uygulama yapıyoruz. Gördüğümüz ilgiden son derece memnunuz. Açıkçası projenin bu noktaya bu kadar hızlı geleceğini çok fazla hayal etmemiştik. Ancak geldiğimiz aşama oldukça umut verici ve daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz” dedi. ‘BİR MACERA OLARAK BAŞLADI; ŞİMDİ İSE PROFESYONEL BİR PROJEYE DÖNÜŞTÜ’ Teknoloji geliştirme ve yazılım alanında faaliyet gösterdiklerini söyleyen Bingöl, “Coffeetropic bünyesinde genç ve yenilikçi bir kadromuz var. Aynı zamanda teknoloji geliştirme ve yazılım alanında faaliyet gösteriyoruz. Dubai’de ilk örnekleri görülmeye başlandığında arkadaşlarımız, ‘Bizim hem kahve tecrübemiz hem de teknoloji geliştirme şirketimiz var. Neden bunu Türkiye’de kendi imkanlarımızla yapmıyoruz?’ diye öneride bulundular. Başlangıçta bunun mümkün olup olmayacağı konusunda soru işaretlerim vardı. Ancak zamanla amatör bir ruhla denemelere başladık. Süreç ilerledikçe yaptığımız işten keyif almaya ve heyecan duymaya başladık. Bir yılı bile doldurmadan bugün ticarileşmiş bir Robotik Barista sistemi ortaya çıkardık. Bizim için bir ihtiyaçtan çok bir macera olarak başladı; şimdi ise profesyonel bir projeye dönüştü” diye konuştu. ‘KAHVEYE SADECE MÜŞTERİ TEMAS EDİYOR’ Robotik Barista sisteminin klasik kahve otomatlarından farklı bir teknolojiye sahip olduğunu belirten Bingöl, “Bu sistem, klasik kahve otomatlarından tamamen farklı bir teknolojiye sahip. Yapay zeka destekli bir altyapısı var. Robotik Barista kahveyi hazırlayıp servis alanına getiriyor; ancak arka planda ciddi bir yazılım, donanım ve teknoloji geliştirme süreci bulunuyor. Kullanılan tüm kahve ekipmanları profesyonel ve bu sisteme özel olarak modifiye edildi. Robot kolunun hareketlerinden sipariş ve ödeme süreçlerine kadar pek çok özel yazılım geliştirildi. Bu nedenle basit bir otomat sistemi değil. En önemli farklardan biri de profesyonel ekipmanlarla, profesyonel kahve üretilmesi. Bir kafede insan baristanın hazırladığı kahvenin aynısı, aynı standartta hazırlanıyor. Robotik Barista her seferinde aynı öğütme ayarı ve akış süreleriyle standart kalite sunuyor. Ayrıca tamamen hijyenik bir ortam sağlıyor. Kahveye sadece müşteri temas ediyor” ifadelerini kullandı. ‘SİSTEM SAATTE YAKLAŞIK 100 KAHVE ÜRETEBİLECEK KAPASİTEYE SAHİP’ Sistemin saatte yaklaşık 30-40 kahve üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyleyen Bingöl, “Sistem tamamen Türkiye’de geliştirildi. Yazılım altyapısı ve yapay zeka kurgusu tamamen bize ait. Sadece robot kolunu yurt dışından temin ettik. Şu anda pilot uygulamada üç çeşit kahve sunuyoruz: Americano, Latte ve Cappuccino. En uzun hazırlama süresi Cappuccinoda; süt köpürtme süreci nedeniyle yaklaşık iki dakika sürüyor. Sistem saatte yaklaşık 30-40 kahve üretebilecek kapasiteye sahip. Bazı kişiler insan temasının olmaması nedeniyle sistemi biraz soğuk bulabiliyor. Ancak bunun önemli avantajları var. Sistem 7 gün 24 saat kesintisiz çalışabiliyor. Dinlenme süresi gerektirmiyor. Bu da girişimciler için sürekli gelir anlamına geliyor. Yaklaşık dört metrekarelik küçük bir alanda kurulabiliyor. AVM’ler, metro istasyonları, hastaneler, üniversite kampüsleri ve gece hayatının yoğun olduğu alanlar için oldukça uygun” dedi. ‘TÜRK MÜHENDİSLER GELİŞTİRDİ’ Robotik Barista sistemine ilginin yoğun olduğunu söyleyen Bingöl, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yapıyı sadece kahve için değil, farklı ürün ve hizmet alanlarına da uyarlamayı planlıyoruz. Sipariş kiosku ve sesli sipariş ekranı gibi sistemler farklı müşteri deneyimlerine de adapte edilebilir. Web siteleri ve farklı satış noktaları için bile talepler alıyoruz. İlgi oldukça yoğun. Özellikle çocuklar büyük ilgi gösteriyor; ailelerine kahve siparişi verdirmek istiyorlar. Genç girişimcilerden ve pasif gelir modeli arayanlardan da ciddi talep var. Franchise modeliyle yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Yurt dışından da ilgi görmeye başladık. Ortaya çıkan bu ürün tamamen Türk mühendislerinin geliştirdiği bir teknoloji. Bu da bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Sürece ilham veren genç ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Büyük bir heyecan ve emekle bu noktaya geldik. Projenin bittiğini değil, yeni başladığını düşünüyoruz. Geliştirme çalışmalarımız sürüyor. Macera devam ediyor.”

Dinçerler Group’un Hedefi 3 yılda 100 Milyon Dolar Yatırımla 1.000 Mağazaya Ulaşmak Haber

Dinçerler Group’un Hedefi 3 yılda 100 Milyon Dolar Yatırımla 1.000 Mağazaya Ulaşmak

Dinçerler Group, iştiraklerini tek bir kurumsal çatı altında toplayarak gelecek 3 yıl içinde 100 milyon dolarlık yatırım yapacağını ve 1000 mağazalık bir ağa ulaşmayı hedeflediğini duyurdu. Gruptan yapılan açıklamaya göre, 25 ülkeye kahve üretimi gerçekleştiren Dinçerler Group, tüm iştiraklerini tek bir kurumsal çatı altında topladı. Grup, yeni markası BlueBean ile perakende pazarına adım atmayı planlıyor. Gloria Jean's Coffees ile 2012'de başlayan yolculuğunda bugün 4 marka, kavurma tesisi, merkez mutfak ve 1500 çalışana ulaşan entegre bir ekosistem haline getiren grup, büyümesini son 3 yılda 25 milyon dolarlık üretim, lojistik ve teknoloji yatırımlarıyla destekledi. Grubun amiral gemisi Gloria Jean's Coffees, Türkiye'de 50'den fazla şehirde 240 şubeye ulaşarak, markanın 30 ülkeyi kapsayan küresel ağındaki en büyük oyuncu konumuna yükseldi. Geçen yıl ulaştığı 36 milyon bardaklık satış hacmiyle pazardaki konumunu güçlendirdi. New York'un ikonik markası Magnolia Bakery ile de sürdüren grup, Türkiye'de 10'a ulaşan mağaza sayısını 2027'de ikiye katlamayı ve markayı buradan yurt dışı pazarlara açmayı hedefliyor. SuperCoff, grubun küresel vizyonunun bayrak taşıyıcısı olarak konumlanıyor. Berlin’in kozmopolit merkezi Mitte'de açılan iki şubenin ardından kısa sürede yoğun franchise talebi alan marka, 3 yıl içinde Avrupa genelinde 50 şubeye ulaşmayı planlıyor. Dinçerler Group ekosisteminin endüstriyel kalbi olan Dinçerler Roastery, yıllık 3 bin ton kahve işleme kapasitesi hedefiyle, hem grubun tüm markalarına ait mağazaların hem de Gloria Jean's'in dünya genelindeki 25 ülkesinin kahve tedarikini doğrudan sağlıyor. Üretim gücünü 1500 metrekarelik son teknoloji merkezi mutfağı ve lojistik ağıyla destekleyen grup, tarladan bardağa tüm süreci kendi denetiminde tutuyor. - Yeni kahve markasıyla perakende kanallara girecek Grup, üretim gücünü ve kahve uzmanlığını yeni markası BlueBean ile profesyonel kanal çözümlerine ve perakende pazarına taşıyor. Yüzde 100 Arabica çekirdekleriyle nitelikli kahve deneyimini dijital kanallar ve küresel pazaryerleri üzerinden doğrudan evlere ve işletmelere ulaştırmayı hedefleyen marka, grubun B2B alanındaki agresif büyüme stratejisinin de temsilcisi konumunda yer alıyor. - 'Tüm iştiraklerimizi tek bir kurumsal şemsiye altında topladık' Açıklamada görüşlerine yer verilen Dinçerler Group Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Mehmet Dinçerler, dünya devi markaların temsilcisi olmanın yanı sıra, bu devlerin arkasındaki asıl gücü, kurdukları entegre ekosistemi Dinçerler Group çatısı altında bir araya getirdiklerini belirtti. Dinçerler, 23 yaşında bir girişimci olarak Türkiye'nin potansiyeline olan inancıyla attığı adımın bugün dev bir ekosisteme evrildiğini aktararak, 'Temsilcisi olduğumuz dünya markalarının yanına kendi kurduğumuz SuperCoff gibi markaları da ekleyerek tüm iştiraklerimizi tek bir kurumsal şemsiye altında topladık. Bu yeni yapılanmayla büyümek için çok daha güçlü ve vizyoner bir temel oluşturduk.' değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin operasyonel mükemmeliyette ulaştığı noktaya dikkati çeken Dinçerler, dünyadaki en büyük Gloria Jean's pazarı olmaları ve Magnolia Bakery'nin ABD dışındaki en başarılı temsilciliğini yürütmeleri, kurdukları sistemin global başarısının en somut kanıtı olduğuna işaret etti. Dinçerler, SuperCoff'un bir kahve zinciri olmanın ötesinde, müzikten tasarıma kadar gençliğin ritmini yakalayan bir 'üçüncü mekan' niteliği taşıdığını belirterek, 'Berlin'deki laboratuvar sürecimizin ardından bir sonraki durağımız Londra olacak.' duyurusunu yaptı. - 'Geleceğin ticaretini bugünden kurguluyoruz' Dijitalleşmenin stratejik önemine değinen Dinçerler, 'Geleceğin ticaretini bugünden kurguluyoruz. Satışlarımızın yüzde 30’unu mobil kanallardan yönetmeyi hedefleyen kapsamlı bir dijital dönüşümün tam merkezindeyiz.' değerlendirmesinde bulundu. Dinçerler, BlueBean'in dijital ticaret vizyonuna vurgu yaparak, Roastery tesislerindeki endüstriyel güçlerini BlueBean ile dijitalin hızıyla birleştirdiklerini aktardı. Dinçerler, 2026 yılını küresel ve yerel ekonomideki dengelenme sürecine paralel bir 'hazırlık yılı' olarak gördüklerini ifade ederek, şunları kaydetti: 'Önümüzdeki üç yıl içerisinde toplam 100 milyon dolar yatırım yapmayı ve bu süreçte fast-food sektörüne de girerek tüketicileri yeni nesil bir deneyimle tanıştırmayı hedefliyoruz. 2029 vizyonumuz doğrultusunda tüm operasyonumuzda toplam 1000 mağazaya ve en az 6 güçlü markaya sahip dev bir ekosistem olmayı amaçlıyoruz. Dinçerler Group olarak üretimimizle, teknolojimizle ve vizyonumuzla Türkiye'den dünyaya uzanan bir yaşam stili ekosistemi inşa etmeye, girişimci ruhumuzu küresel bir kurumsal akılla birleştirerek sınırları aşmaya devam edeceğiz.

YEMEKSEPETİ'NDEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE DEV DESTEK Haber

YEMEKSEPETİ'NDEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE DEV DESTEK

emeksepeti, Türkiye ekonomisine sağladığı katma değeri açıkladı. Buna göre şirket, Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’na (GSYH) 3 milyar Euro’yu aşan bir katkı sağladı. Geniş ekosistemi aracılığıyla 121 bini aşkın istihdamı destekleyen Yemeksepeti, hanehalkı bütçesinin en güçlü destekçilerinden biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, 2025 yılında Türkiye ekonomisine sunduğu katkıya dair verileri açıkladı. “Keyfin Yerine Gelsin” mottosuyla kullanıcılarının hayatına dokunan şirket, sadece sipariş teslimatı yapmadığını, yarattığı ekonomik büyüklükle de Türkiye’nin itici güçlerinden biri olduğunu kanıtladı. Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver Bulgular, güçlü ekonomik etkiye işaret ediyor Yemeksepeti’nin çatı şirketi Delivery Hero verileri ile güvenilir dış kaynakların birlikte kullanıldığı ve Temmuz 2024 – Haziran 2025 dönemini kapsayan, Centre for Economics and Business tarafından gerçekleştirilen sosyo-ekonomik etki analizine göre şirketin Türkiye ekonomisindeki rolü iki ana başlık altında teyit edildi: GSYH’ye güçlü katkı: Operasyonları, restoran ve iş ortağı ağı, kurye ekosistemi ve tedarik zinciri üzerinden; ayrıca bu gelirlerin ekonomide tekrar harcanmasıyla oluşan dolaylı etki dâhil olmak üzere Yemeksepeti toplamda 3,06 milyar Euro’luk ekonomik değer yarattı. Bu rakam, Türkiye GSYH’sinin %0,21’ine karşılık geliyor.121 bin kişilik istihdam etkisi: Yemeksepeti’nin kendi çalışanları, kurye iş ortakları ve platformda faaliyet gösteren işletmelerin yanı sıra tedarik zinciri ve dolaylı ekonomik faaliyetler dâhil edildiğinde, şirket 121.267 tam zamanlı eşdeğer (FTE) istihdamı destekledi. Bu sayı, Türkiye toplam istihdamının %0,35’ine denk geliyor. Kullanıcı faydası 14,2 milyar TL ile ikiye katlandı Yemeksepeti, makroekonomik katkısının ötesinde, kullanıcı bütçelerine sağladığı doğrudan finansal destekle de 2025 yılında rekor kırdı. Kampanyalar, kuponlar ve sadakat programları aracılığıyla sağlanan toplam kullanıcı faydası, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki katına çıkarak 14,2 milyar TL’ye ulaştı. Bu desteğin önemli bir kısmı, YeClub sadakat programı sayesinde hayata geçti. Program kapsamında 6 milyar TL’nin üzerinde puan dağıtıldı. Günlük siparişleri daha avantajlı hale getiren bu katkı, Yemeksepeti’nin kullanıcı bütçesini destekleyen ve günlük hayata değer katan güvenilir bir yol arkadaşı rolünü pekiştirdi. “Etkimiz siparişin çok ötesinde” Rapor sonuçlarını ve 2025 yılını değerlendiren Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, ortaya çıkan tablonun bir gurur vesilesi olduğunu belirterek şunları söyledi: “2025, hem Yemeksepeti hem de içinde bulunduğumuz hızlı ticaret ekosistemi için dönüşümün hızlandığı bir yıl oldu. Bu yılı salt büyüme rakamlarıyla tanımlamak eksik kalır. Çünkü asıl büyüme, yarattığımız toplumsal ve ekonomik değerde gerçekleşti. GSYH’ye 3 milyar Euro’yu aşan katkımızın yanı sıra; çalışanlarımız, kurye iş ortaklarımız, market tarafında toplayıcı ve depocularımız dâhil 121 bin kişilik güçlü bir istihdam etkisi yaratmamız bunun en somut göstergesi. Kullanıcılarımıza sunduğumuz ekonomik desteği neredeyse iki katına çıkararak 14,2 milyar TL’ye ulaştırırken, tüm paydaşların kazandığı sürdürülebilir bir model inşa ettik. Bu, işimizi büyütürken ülke ekonomisini de büyüttüğümüzün net bir kanıtı.” Teknoloji ve yapay zekâ yılı 2025’i “altyapı ve yapay zekâ yılı” olarak tanımlayan Çalapöver, şirketin gelecek vizyonuna dair de değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekânın artık kişiselleştirme, talep tahmini ve lojistik optimizasyonunun merkezinde yer aldığını vurgulayan Çalapöver, şöyle devam etti: “Delivery Hero’nun küresel teknoloji gücünü yerel içgörülerle birleştirerek daha akıllı ve daha hızlı bir deneyim sunduk. Yemeksepeti için 2026, daha fazlasını yapmak değil, doğru işleri daha iyi yapacağımız bir yıl olacak.”

16m²'den 150 Şubeye: Özsüt’ün İlham Veren Büyüme Hikâyesi Haber

16m²'den 150 Şubeye: Özsüt’ün İlham Veren Büyüme Hikâyesi

87 yıllık marka gücü, güçlü franchise modeliyle birleşti. Özsüt, girişimciler için yüksek kazanç ve güvenli yatırımın adresi olmaya devam ediyor. Başarı sırları ve detaylar İş Geliştirme Direktörü Burak Giray’dan! Özsüt markasının kuruluş hikayesinden ve bugün geldiği noktadan kısaca bahseder misiniz? Özsüt’ün serüveni 1938 yılında İzmir Kemeraltı’nda, 16 metrekarelik bir dükkânda başladı. Osmanlı mutfağından gelen bir tatlı ustasının yanında yetişen kurucumuz Sefer Usta, önce yoğurt ve kaymak satmakla işe başlıyor. Ardından bugün de aynı lezzetle misafirlerimizle buluşan kazandibi tatlımızla tanınıp seviliyor Özsüt. Marka serüvenine geleneksel tatlılar üreterek devam eden Özsüt özellikle 70-80’li yıllarda ünün çeşidini giderek artırıyor ve İzmir’in alamet-i farikalarından biri haline geliyor. 1980 yıllara gelindiğinde, Özsüt ustalarının da ortaklığıyla büyümeye başlıyor. Özsüt ilk şubesini 1991 yılında İzmir Alsancak’ta açıyor. 1996 yılından itibaren ise franchising sistemine geçerek şube sayımızı hızla artırmaya başlıyor. Markamız 1990’lı yıllarda franchise uygulamasının ülkemizdeki öncülerinden olarak tüm Türkiye’de yaygınlaştı. İzmir’den çıkarak Türkiye’ye mal olan ve ülkemizde herkes tarafından tanınıp sevilen bir marka haline geldi. Bugün Türkiye’nin 45 ilinde ve yurt dışında 150’yi aşkın mağazamız ile faaliyetlerimize devam ediyoruz. Markanızı yatırımcılar açısından cazip kılan temel değerler ve rekabet avantajları nelerdir? Özsüt olarak 87 yıllık bilgi birikimimizle franchise almayı tercih eden girişimcilere önemli fırsatlar sunduğumuza inanıyoruz. Markamız 1991 yılından itibaren Türkiye’de franchise sistemini uyguluyor. Bu özelliği ile ülkemizin franchise veren ilk markalarından biri konumundayız. O dönemden bugüne Özsüt, her zaman bayisine iyi kazandıran, büyümekten hiçbir zaman vazgeçmeyen bir marka olarak yatırımcı adaylarının ilk tercihi oldu. Elbette yatırımcı adaylarının franchise konusundaki en büyük önceliği yatırım yapacakları markanın sağladığı kârlılık oluyor. Bu noktada Özsüt’ün yatırımcı adaylarına daima iyi para kazandırması, girişimcilerin yaptıkları yatırımın geri dönüşünü 3 yılı aşmayan bir sürede geri alacak olmaları markamızın tercih edilmesinde büyük rol oynuyor. Özsüt’ün tüketici nezdindeki yüksek algısı, markamızın yatırımcıların ilk tercihi olmasını sağlıyor. Lokasyon konusunda yatırımcıları yönlendirirken birçok parametreyi göz önünde bulunduruyoruz. Bölgedeki mağaza penetrasyonumuz, rakip analizi, hedef kitlemiz, açılacak olan mağazanın özellikleri, yatırımcı adayının profili, yatırımın geri dönüş süresi gibi pek çok konuyu göz önünde bulunduruyor ve yatırımcı adaylarına bu bilgileri son derece şeffaf şekilde aktarıyoruz. Çünkü Özsüt bayilerinin yatırımlardan dolayı mutlu olmasını istiyoruz ve bunu başaran bir markayız. Bu çalışmalarımıza ilaveten eğitim departmanımızın mağazalarımızda uyguladığı oldukça yoğun ve başarılı program ile operasyonel mükemmellikte hedeflerimize ulaşıyoruz. Ar-Ge departmanımız ve dünyaca meşhur şeflerimizin katkılarıyla pasta, unlu mamul ve çikolatada menümüzde sürekli değişiklikler yapıyor ve bayilerimize yeni satış kanalları sağlıyoruz. Yoğun reklam kampanyaları ile de bayilerimizi destekliyoruz. Son derece başarılı bir lojistik operasyon ile Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarımıza ürünlerimizi günlük ve taptaze şekilde ulaştırıyoruz. Gıda güvenliği, sağlıklı ve doğal ürünler sunma konusunda gösterdiğimiz hassasiyetle tüm lezzetlerimizi hiçbir koruyucu katkı maddesi olmadan, mevsime özel en taze ve yerel ürünlerle hazırlamamız da en önemli özelliklerimizden. Bu da markamızın kendine has müdavimlerini yaratmasına neden oluyor. Özsüt olarak hem lezzetlerimiz hem de franchise yaklaşımımız ile yatırımcı adaylarına güven veriyoruz. Tüm bu özelliklerimizle yatırımcıların öncelikli tercihi olmaya devam ediyoruz. Bütün bu özelliklerimiz ile Özsüt bayisinin yatırımdan dolayı memnun olmalarını istiyoruz ve bunu sağlıyoruz. Bünyemizde birçok bayimizin birden fazla mağazasının olması, her dönemde yeni yatırımcıların ilgisini çekmemiz bunun en büyük göstergesi. Özsüt franchise sistemi nasıl yapılandırılmıştır? Yeni yatırımcılar için giriş şartları nelerdir? Özsüt olarak, birlikte çalışacağımız yatırımcıları titizlikle belirliyoruz. 87 yıllık köklü marka değerlerimize sahip çıkan, sektörde yer almaya ve sektörü geliştirmeye hevesli, işine saygı duyan ve gönülden bağlanan, müşteri memnuniyetini ve mutluluğuna öncelik veren franchise’lar ile çalışıyoruz. Bir şubenin ortalama yatırım maliyeti ve geri dönüş süresi hakkında bilgi verebilir misiniz? Özsüt standartlarında gerekli olan 200-250 m2 kapalı alan ve 100 m2 ise açık alana sahip bir şubenin anahtar teslim maliyeti bulunan mağazanın alt yapısına ve uygulanacak konsepte göre değişmektedir. İnşaat ve ekipman maliyetini kaliteden ödün vermeden, mümkün olduğunca düşük maliyetlerde tutmaya çalışıyoruz. Yatırımın geri dönüş süresini ise ortalama üç yıl ve altında tutmak ilk hedefimiz. Yatırımcılara lokasyon seçimi, mimari uygulama ve açılış sürecinde ne gibi destekler sunuyorsunuz? Özsüt olarak franchise vereceğimiz lokasyon bizim için en az yatırımcı kadar önemli. Bu sebeple lokasyon analizini bizzat yapıyoruz. Emin olmadığımız lokasyona yatırımcı adayımız ısrar etse dahi onay vermiyoruz. Lokasyon belirlerken hedef kitle, rakip analizi gibi pek çok parametreyi göz önüne bulunduruyoruz. Mağaza lokasyonu seçim süreci sonrası uygun konseptin ve menünün seçimi, açılış öncesi personel alım ve eğitim programının oluşturulması, mağazanın açılışa hazır hâle getirilmesi ve açılış sürecinin sorunsuz bir şekilde tamamlanması ile ilgili tüm hizmetler Özsüt tarafından sağlanıyor. Açılış sonrası, periyodik menü ve personel eğitimleri ve gerektiğinde finansal danışmanlık hizmetlerimiz ise devam etmektedir. Franchise'lere yönelik operasyonel destek, eğitim ve denetim süreçleriniz nasıl işliyor? Franchise şubenin açılışı öncesi mutlaka gerekli personel eğitimlerini gerçekleştiriyoruz. Ancak sadece başlangıç aşamasında değil zaman zaman yaptığımız eğitimlerle de tüm bayilerimizi ve çalışanlarını desteklemeye devam ediyoruz. Ayrıca şubelerimize bilgi teknoloji departmanımızın desteği ile otomasyon sistemi, internet ve sipariş sistemi kurulumunu gerçekleştiriyoruz. Tedarik zinciri yapınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Merkezden sağlanan ürün oranı nedir? Özsüt mağazalarında satılan ürünlerin neredeyse tamamı Özsüt tarafından gönderilmektedir. Bu ürünlerin birçoğu kendi fabrikamızda üretilirken, bazı ürünlerde satın alma departmanımız tarafından piyasa şartlarına göre uygun fiyatlı tedarikçiler seçilerek, yine kendi tedarik zincirimiz tarafından mağazalarımıza gönderiliyor. Tüm dağıtımlarımız soğuk zincir kırılmadan tüm Türkiye’ye, sıklığı haftada iki ile beş gün olmak üzere değişen frekanslarda yapılmaktadır. Yurt dışı büyüme hedefleriniz var mı? Globalde Özsüt markasını nerelerde görmeyi planlıyorsunuz? Yurt dışında halihazırda Azerbaycan’da ve Kuzey Irak’ta bulunan mağazalarımızla hizmet veriyoruz. 2025 yılında GCC bölgesi ve Avrupa’da büyümek üzere görüşmelerimiz devam ederken Türki Cumhuriyetlerinden Özbekistan ve Kazakistan için de imza aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Özsüt olarak hedefimiz güvenilir yatırımcılar ile ürünlerimizi götürebildiğimiz her ülkede var olmak. Son olarak, Özsüt franchise sistemine katılmayı düşünen girişimcilere nasıl bir çağrı yapmak istersiniz? Köklü Özsüt ailesinin parçası olmak isteyen franchise adayları, www.ozsut.com.tr adresimizi ziyaret ederek başvuru formunu doldurabilirler. Tel: 0232 877 00 11 / 444 11 10

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.