#Restoran

Medya Franchise - Restoran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restoran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YEMEKSEPETİ'NDEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE DEV DESTEK Haber

YEMEKSEPETİ'NDEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE DEV DESTEK

emeksepeti, Türkiye ekonomisine sağladığı katma değeri açıkladı. Buna göre şirket, Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’na (GSYH) 3 milyar Euro’yu aşan bir katkı sağladı. Geniş ekosistemi aracılığıyla 121 bini aşkın istihdamı destekleyen Yemeksepeti, hanehalkı bütçesinin en güçlü destekçilerinden biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, 2025 yılında Türkiye ekonomisine sunduğu katkıya dair verileri açıkladı. “Keyfin Yerine Gelsin” mottosuyla kullanıcılarının hayatına dokunan şirket, sadece sipariş teslimatı yapmadığını, yarattığı ekonomik büyüklükle de Türkiye’nin itici güçlerinden biri olduğunu kanıtladı. Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver Bulgular, güçlü ekonomik etkiye işaret ediyor Yemeksepeti’nin çatı şirketi Delivery Hero verileri ile güvenilir dış kaynakların birlikte kullanıldığı ve Temmuz 2024 – Haziran 2025 dönemini kapsayan, Centre for Economics and Business tarafından gerçekleştirilen sosyo-ekonomik etki analizine göre şirketin Türkiye ekonomisindeki rolü iki ana başlık altında teyit edildi: GSYH’ye güçlü katkı: Operasyonları, restoran ve iş ortağı ağı, kurye ekosistemi ve tedarik zinciri üzerinden; ayrıca bu gelirlerin ekonomide tekrar harcanmasıyla oluşan dolaylı etki dâhil olmak üzere Yemeksepeti toplamda 3,06 milyar Euro’luk ekonomik değer yarattı. Bu rakam, Türkiye GSYH’sinin %0,21’ine karşılık geliyor.121 bin kişilik istihdam etkisi: Yemeksepeti’nin kendi çalışanları, kurye iş ortakları ve platformda faaliyet gösteren işletmelerin yanı sıra tedarik zinciri ve dolaylı ekonomik faaliyetler dâhil edildiğinde, şirket 121.267 tam zamanlı eşdeğer (FTE) istihdamı destekledi. Bu sayı, Türkiye toplam istihdamının %0,35’ine denk geliyor. Kullanıcı faydası 14,2 milyar TL ile ikiye katlandı Yemeksepeti, makroekonomik katkısının ötesinde, kullanıcı bütçelerine sağladığı doğrudan finansal destekle de 2025 yılında rekor kırdı. Kampanyalar, kuponlar ve sadakat programları aracılığıyla sağlanan toplam kullanıcı faydası, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki katına çıkarak 14,2 milyar TL’ye ulaştı. Bu desteğin önemli bir kısmı, YeClub sadakat programı sayesinde hayata geçti. Program kapsamında 6 milyar TL’nin üzerinde puan dağıtıldı. Günlük siparişleri daha avantajlı hale getiren bu katkı, Yemeksepeti’nin kullanıcı bütçesini destekleyen ve günlük hayata değer katan güvenilir bir yol arkadaşı rolünü pekiştirdi. “Etkimiz siparişin çok ötesinde” Rapor sonuçlarını ve 2025 yılını değerlendiren Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, ortaya çıkan tablonun bir gurur vesilesi olduğunu belirterek şunları söyledi: “2025, hem Yemeksepeti hem de içinde bulunduğumuz hızlı ticaret ekosistemi için dönüşümün hızlandığı bir yıl oldu. Bu yılı salt büyüme rakamlarıyla tanımlamak eksik kalır. Çünkü asıl büyüme, yarattığımız toplumsal ve ekonomik değerde gerçekleşti. GSYH’ye 3 milyar Euro’yu aşan katkımızın yanı sıra; çalışanlarımız, kurye iş ortaklarımız, market tarafında toplayıcı ve depocularımız dâhil 121 bin kişilik güçlü bir istihdam etkisi yaratmamız bunun en somut göstergesi. Kullanıcılarımıza sunduğumuz ekonomik desteği neredeyse iki katına çıkararak 14,2 milyar TL’ye ulaştırırken, tüm paydaşların kazandığı sürdürülebilir bir model inşa ettik. Bu, işimizi büyütürken ülke ekonomisini de büyüttüğümüzün net bir kanıtı.” Teknoloji ve yapay zekâ yılı 2025’i “altyapı ve yapay zekâ yılı” olarak tanımlayan Çalapöver, şirketin gelecek vizyonuna dair de değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekânın artık kişiselleştirme, talep tahmini ve lojistik optimizasyonunun merkezinde yer aldığını vurgulayan Çalapöver, şöyle devam etti: “Delivery Hero’nun küresel teknoloji gücünü yerel içgörülerle birleştirerek daha akıllı ve daha hızlı bir deneyim sunduk. Yemeksepeti için 2026, daha fazlasını yapmak değil, doğru işleri daha iyi yapacağımız bir yıl olacak.”

Makarnada Yeni Dönem: Türkiye’de Makarna Sektöründe Franchising Yükselişi Haber

Makarnada Yeni Dönem: Türkiye’de Makarna Sektöründe Franchising Yükselişi

Türkiye’de yeme-içme sektöründe franchising denince uzun yıllar boyunca akla döner, burger, pizza ve kahve zincirleri geldi. Ancak son dönemde makarna odaklı restoran konseptleri, hem yatırımcıların hem de tüketicilerin radarına güçlü bir şekilde girmiş durumda. Uygun maliyet yapısı, hızlı servis imkânı ve yerel damak tadına uyarlanabilirliği sayesinde makarna sektörü, franchising için yeni bir büyüme alanı yaratıyor. Türkiye’de Makarna Franchising’inin Mevcut Durumu Türkiye, kişi başına makarna tüketiminde Avrupa ortalamasına yakın bir noktada yer alıyor. Buna rağmen uzun yıllar makarna, “ev yemeği” algısıyla restoran dünyasında sınırlı bir rol oynadı. Son 5–7 yılda ise bu algı hızla değişti. • Fast-casual (hızlı ama kaliteli) makarna restoranları çoğaldı • Açık mutfak, taze sos ve kişiselleştirilebilir tabak konseptleri öne çıktı • Öğrenci, beyaz yaka ve AVM trafiği yüksek lokasyonlarda ciddi talep oluştu Bugün Türkiye genelinde makarna temalı zincirlerin sayısı hâlâ burger ve pizzaya kıyasla düşük olsa da, büyüme hızı daha yüksek bir segmentten söz ediyoruz. Franchising Açısından Neden Cazip? Makarna konseptleri franchising modeli için yapısal olarak avantajlı: Düşük hammadde maliyeti: Un, irmik, makarna ve sos bazlı ürünler maliyet kontrolünü kolaylaştırır Hızlı operasyon: Ortalama servis süresi kısa, mutfak ekipmanı sınırlıdır Stok riski düşük: Fire oranı pizza ve et bazlı konseptlere göre daha azdır Menü esnekliği: Yerel tatlara (mantarlı, sucuklu, acılı, vegan vb.) kolay uyarlanır Bu avantajlar, özellikle ilk kez franchise yatırımı yapacak girişimciler için makarna sektörünü cazip hâle getiriyor. Türkiye’de Karşılaşılan Zorluklar Her yükselen sektörde olduğu gibi makarna franchising’inin de aşması gereken bazı engeller var: Marka algısı: “Sadece makarna” fikri bazı tüketiciler için hâlâ yeterince güçlü değil Fiyat hassasiyeti: Ucuz algısı, doğru konumlandırılmazsa kârlılığı zorlayabiliyor Standartlaşma: Sos reçeteleri ve porsiyon kontrolü franchise başarısının kilit noktası Bu nedenle başarılı örnekler, makarnayı tek başına değil; deneyim, hız ve kişiselleştirme ile birlikte sunan markalar arasından çıkıyor. Önümüzdeki 3–5 Yıl Ne Gösteriyor? Uzmanlara göre Türkiye’de makarna franchising pazarı henüz doygunluğa ulaşmış değil. Özellikle: AVM dışı cadde mağazaları Üniversite çevreleri Paket servis odaklı küçük metrekareli konseptler önümüzdeki dönemde en hızlı büyüyecek alanlar arasında gösteriliyor. Doğru marka kurgusu, net operasyon standartları ve sürdürülebilir fiyat politikasıyla makarna sektörü, franchising ekosisteminde yeni bir yıldız olmaya aday. Özetle: Türkiye’de makarna sektörü franchising açısından hâlâ “erken aşama”da ama potansiyeli yüksek. Bugün doğru sistemi kuran markalar, yarının zincir oyuncuları olma avantajını yakalayabilir.

Amerikan devlerine rakip Haber

Amerikan devlerine rakip

Garsonlukla iş hayatına başlayan Ahmet Turgut, Ankara’da ufak bir restoranda mutfakta çalışmaya başlar. Zamanla kendisini geliştiren Turgut, şefliğe kadar yükselir ve kendi işini kurmaya karar verir. 33 yaşında Cajun Corner adıyla tavukta devrim yapan Turgut günden güne büyümeye başlar. 40 çeşit menüyla 100’den fazla şubeye ulaşan Cajun Corner’in hikayesini Ahmet Turgut ChefStory için anlattı… 1984 Ankara doğumlu olan Ahmet Turgut, eğitim hayatına ortaokula kadar devam edip sonrasında kendisini iş dünyasında bulanlardan. Bir anlamda mesleğin alaylılarından. Ankara’da bir restoranda komi olarak başlayan Turgut, sonrasında mutfağa geçince kendi ifadesiyle kader de ağlarını yavaş yavaş örmeye başlıyor. Mutfakta yamaklıktan aşçılığa oradan da mutfak şefliğine kadar yükselen Turgut daha sonra birçok restoranın işletmeciliğini üstleniyor. 2017’ye kadar bir restoranın mutfağını yöneten Turgut, sonrasında restoranın müdürüyle ortak olarak kendilerine bir mekan açma kararı verirler. 40 BİN LİRA İLE BAŞLADI Şöyle devam ediyor: “Bir gün restoranda şef kıyafetiyle gezerken bir müşteri, ‘teşekkür ederim, Allah tuttuğunuzu altın etsin’ dedi. Çok şaşırdım, yani hani parası karşılığında bir yemek yiyorsunuz ve neden bu kadar mutlu diye düşündüm. Sonra şunu anladım, güzel bir yemeğin karşılığı gerçekten onun ona ödenen para değil. Oradan aldığınız keyif, haz, o yemeğe ulaşmak, o restoranda o yemeği yemek… Şunu anlamış oldum, demek ki sadece o yemeğin parasını vermek yeterli bir şey değil, o yemeğe ulaşmak daha değerli. Çok fazla restoran gezip onların menülerini denedim, yaptıkları işlere baktım. Sonra dedim ki biz çok daha iyisini yapabiliriz. Her yerde kaliteli restoranlar vardı ama pakette bu kaliteli yemekleri sunabilen restoran sayısı yok denecek kadar azdı. İşe 2 ortak girdik, yüzde 50-50, 20 şer bin lira sermayeyle girdik. İlk dükkanımız Ankara’da 18 metrekare bir dükkandı. Çalıştığım restoranda cajun baharatı diye bir baharat keşfetmiştim. O dönem bu baharattan yola çıkarak bir tavuğu kapladık, paneledik, bir sürü deneme yaptık. Asıl ürünü ortaya çıkarana kadar kilolarca tavuk yedik. Ama sonunda ürünü bulduk ve çok tuttu. Biz zaten tutacağından emindik ve bilerek yolar çıktık. Hatta ilk 4 şubeyi bile nereye açacağımızı planlamıştık. İşler bir anda patlayınca ilk şubemizde günde 1500 adet ürüne kadar çıktık. Yüksek cirolara ve satış adetlerine ulaşmaya başlayınca hemen ikinci şubeyi, kredi çekip üçüncüyü, ardından da dördüncüyü açtık.” 100’E YAKIN ŞUBEYE ULAŞTI İlk 4 şubeden sonra iş modeline farklı bir gözle bakmaya başlayan Turgut, devamının nasıl geliştiğini de şöyle anlatıyor: “İlk 4 şubenin sonunda Coca Cola’nın Bölge Müdürü Özer bey vardı, ona hedeflerimden bahsettim, Türkiye’nin hangi illerine ne kadar şube sayısına ne kadar zamanda ulaşacağını anlattım. Bana inananlardan birisi de oydu. Bize Coca Cola tarafından bir yatırım çıkartacağını söyledi, görüşmelerimiz başladı, sonra da bir sözleşme imzaladık ve biz Coca Cola’dan bir yatırım aldık. Aldığımız bu yatırımla imalathaneyi büyüttük, merkezini iyi bir yere taşıdık ve franchise verme serüvenimiz başladı. Şu an geldiğimiz noktada Cajun Corner 100’e yakın şubesi ve 1500 personelle 32 ilde faaliyette. Çok yakında yurt dışında da planlarımız var. Günde 15-20 bin arası müşteriye ulaşıyoruz. Yakında 500 şubeye ulaşabilecek bir potansiyelimiz olduğunu düşünüyorum.” YATIRIMCILARIMIZI ÇEŞİTLENDİRDİK İlk şubelerini açtıkları andan itibaren Türkiye’nin bir çok yerine şube açmayı planladıklarını anlatan Turgut, “Hayallerimiz, hedeflerimiz hep büyümek adınaydı ama altyapıyı tamamlamadan, merkezimizi güçlendirmeden bir hamle yapmadık. Bu 2 yıl sürdü. Franchise taleplerimizi toplarken şuna dikkat ettik; hiçbir zaman bir yatırımcıyla çalışmadık çünkü yatırımcı sizden 3-4 tane şube alır, sonra en ufak bir sıkıntıda ikisini kapatır kalan 2 tanesiyle yoluna devam eder. Bizde ise kendi işinin başında duran, yani kendi gemisinin kaptanı olabilecek düzeyde tabir ettiğimiz insanlardan oluşuyor. Birçok şubemiz şu an günlük 2 milyon liranın üzerinde ciro yapıyor. Amerikalı tavuk ve hamburger zincirlerinden bazı şubelerimiz daha iyi ciroları yakaladı. Bunun sebebi de iyi çalışıp, gerçekten güzel ürünleri çıkartmaktan geçiyor. Şu an merkezi olarak Cajun Corner bünyesinde çok fazla koordinatörümüz var ve bu koordinatörler günlük olarak haftalık olarak şubelerimizi düzenli ziyaret ediyor, düzenli denetimlerini yapıyor, eğitimlerini gerçekleştiriyor ve bu da bizi sürekli taze ve diri tutuyor, ürünlerimizin güzel çıkmasını sağlıyor.” diyor. 100 BİN DOLARA AÇILABİLİYOR Turgut’a göre şu anda bir Cajun Corner sahibi olmak 80.000-100.000 $ arası bir sermayeyle mümkün ve bir bayi, ortalama 1, 1.5 yıl gibi bir zamanda bütün yatırımını çıkartmış oluyor. Ancak Turgut, özellikle genç girişimcileri tercihlediklerinin altını çiziyor. Cajun Corner’in mutfağında Güney Amerika tarzı ürünler yer alıyor. Kajun baharatlı kemikli kemiksiz tavuklar en çok satılan ürünler. Yine Meksika mutfağından yemekler de çok satılanlar arasında. Her kesime hitap ediyor olsalar da genelde müşteri portföyü gençlerden oluşuyor. ÇOK FEDAKARLIK GEREKİYOR Turgut’un bu işe girmek isteyen gençlere önemli tavsiyeleri de var: “Şunu öncelikle bilmeleri gerekiyor, çok fedakarlık yapmaları lazım. Ailelerinden, sosyal yaşamlarından feragat edecekler, gece gündüz demeden sabahlara kadar çalışmaları gerekecek. Başarının sırrı çok emek vermek. Bir arkadaşım bana, ‘gün gelecek bir gün yetmeyecek’ demişti. Ne anlama geldiğini anlayamamıştım ama gerçekten de bir günün yetmediği oluyor, gece yarılarına kadar çalışmanız gerekebiliyor. “

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.