#Marka Yönetimi

Medya Franchise - Marka Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marka Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Franchise Ekosisteminde Fark Yaratan Marka: HuQQabaz Haber

Franchise Ekosisteminde Fark Yaratan Marka: HuQQabaz

Franchise Ekosisteminde Fark Yaratan Marka: HuQQabaz Türkiye’de 18 şubesi bulunan ve 9 ülkede faaliyet gösteren HuQQabaz, ayrışan franchise modeliyle büyümeye devam ediyor. Atasay Group iştiraki Q Food & Beverage çatısı altında konumlanan marka; güçlü misafir memnuniyeti, premium algısı, operasyonel standardizasyonu ve aktif eğitim sistemi ile yatırımcılar için ölçeklenebilir bir büyüme zemini sunuyor. 2016 yılında İstanbul’da hayata geçen HuQQabaz, 10. yılında 9 ülkede 33 şubeye ulaşarak yerelden globale uzanan güçlü bir büyüme hikayesi ortaya koyuyor. Yılda 8 milyondan fazla misafiri ağırlayan marka, klasik restoran anlayışının ötesine geçen deneyim yaklaşımıyla gastronomi, atmosfer, servis ve misafirperverliği tek bir dilde buluşturuyor.Şehir hayatının değişen ritmine “nefes arası” fikriyle yanıt veren HuQQabaz, günün farklı saatlerine ve farklı kullanım anlarına uyum sağlayan yapısıyla ayrışıyor. Sabah kahvaltısından akşam geç saatlere, yemekten müziğe, eğlenceden ailelere yönelik deneyimlere uzanan konseptiyle HuQQabaz, günün farklı anlarına hitap eden güçlü bir buluşma noktası yaratıyor. HuQQabaz, farklı lokasyonlarda aynı standardı korurken franchise modelini de güçlü marka algısı ve merkezden yönetilen operasyonel sistemle desteklenen sürdürülebilir bir büyüme yapısına dönüştürüyor. Güçlü Marka Algısı, Yüksek Memnuniyet ve Tekrar Ziyaret Potansiyeli HuQQabaz’ın franchise modeli, sahada karşılığı olan güçlü bir marka algısıyla destekleniyor. Barem Araştırma tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, markanın müşteri memnuniyet oranı %94,7, NPS skoru 76 olarak ölçüldü. Restoran sektöründe misafir deneyimi, servis standardı ve marka sadakatinin büyüme performansı açısından giderek daha belirleyici hale geldiği bir dönemde bu oranlar, HuQQabaz’ın sektörde dikkat çeken bir memnuniyet alanı yarattığını gösteriyor. Bu sonuç, markanın yalnızca tercih edilen bir deneyim sunmakla kalmadığını; misafirleri tarafından çevrelerine tavsiye edilen güçlü bir memnuniyet alanı yarattığını gösteriyor. Aynı araştırmaya göre misafirlerin %94,3’ü HuQQabaz’ı “premium” olarak tanımlıyor. Markanın tekrar ziyaret oranı da büyüme potansiyeli açısından önemli bir gösterge sunuyor. Araştırmaya göre HuQQabaz’da tekrar ziyaret etme oranı %89,5 seviyesinde gerçekleşiyor. Bu oran, HuQQabaz deneyiminin misafirler nezdinde güçlü bir yeniden tercih edilme eğilimine sahip olduğuna ve franchise modeli açısından sürdürülebilir talep yaratma gücüne işaret ediyor. Servis tarafındaki sonuçlar da markanın operasyonel gücünü destekliyor. Araştırmada HuQQabaz’ın servis memnuniyeti %88,5 olarak ölçülürken, “güleryüzlü, samimi ve ilgili ekip” başlığında oran %91,9. Karşılama, bekleme süresi, servis hızı ve ekip yaklaşımı gibi temas noktalarındaki yüksek skorlar, markanın deneyim standardını sahada istikrarlı biçimde taşıyabildiğini gösteriyor. Bu tablo, HuQQabaz’ın franchise büyümesini yalnızca şube sayısı üzerinden değil, misafir memnuniyeti ve operasyonel tutarlılık üzerinden de güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Atasay Group Gücüyle Desteklenen Yapı HuQQabaz’ın arkasındaki yapı, kökleri 90 yılı aşkın bir geçmişe dayanan Atasay Group’a ait. Grubun ticari disiplini, operasyonel yaklaşımı ve marka yönetimi deneyimi, HuQQabaz’ın büyüme modelini destekleyen kurumsal zemini oluşturuyor. Atasay Group’un yeme-içme alanındaki yapılanması, 2013 yılında HuqqA’nın açılmasıyla birlikte Q Food & Beverage çatısı altında kuruldu. İstanbul ve Dubai’deki iki genel merkezden yönetilen bu yapı, restoran işletmeciliği, farklı yeme-içme markalarının yönetimi ve ilgili hizmet alanlarında faaliyet göstermek üzere hayata geçirildi. Q Food & Beverage bünyesinde başta HuqqA, HuQQabaz, ve The Market olmak üzere 10 farklı marka bulunuyor. Bu yapı içinde HuQQabaz; erişilebilir, ölçeklenebilir ve farklı lokasyon formatlarına uyum sağlayabilen bir marka olarak konumlanıyor. Premium-casual segmentte yer alan marka, daha geniş bir kitleye hitap eden yapısıyla Q Food & Beverage portföyünün büyüme odaklı markalarından biri olarak öne çıkıyor. Yerel Operasyon Gücünden Global Büyümeye HuQQabaz, Türkiye’deki 18 şubesiyle oluşturduğu operasyon deneyimini yurt dışı pazarlara taşıyor. Marka bugün Türkiye’nin yanı sıra Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Azerbaycan, Irak ve Mısır’da varlık gösteriyor. Türkiye’de 18, globalde toplam 33 şubeye ulaşan HuQQabaz için bu çok pazarlı yapı, uluslararası büyüme hedeflerinin önemli zeminini oluşturuyor. Marka, önümüzdeki 3 yıl içinde faaliyet gösterdiği ülke sayısını 15’e, toplam şube sayısını ise 40’a çıkarmayı hedefliyor. Aynı dönemde uluslararası operasyonlardan elde edilen cironun yaklaşık beş kat artırılması planlanıyor. Standardizasyon, Eğitim ve Operasyonel Kontrol HuQQabaz’ın franchise modelinde temel öncelik, her lokasyonda aynı deneyim kalitesini sunabilmek. Bu nedenle mutfak, servis, hijyen, misafir karşılama, ekip yaklaşımı ve operasyonel işleyiş tek bir sistemin parçaları olarak ele alınıyor. Ürünlerde standart reçeteler ve tazelik önceliği korunurken, servis tarafında aynı deneyim dilini sürdüren net kriterlerle ilerleniyor. Bu yapının önemli taşıyıcılarından biri HuQQabaz Akademi. Yeni açılan şubelerde ekiplerin markanın servis kültürünü, operasyon yaklaşımını, ürün bilgisini ve misafir deneyimi standartlarını aynı çerçevede öğrenmesini sağlıyor. Eğitim süreçleri açılış öncesi hazırlıkla sınırlı kalmıyor; operasyon boyunca devam eden denetim, gelişim ve geri bildirim mekanizmalarıyla destekleniyor. Bu sistem, franchise yatırımcılarına güçlü bir markanın yanı sıra merkezden yönetilen eğitim, operasyon ve denetim altyapısına dahil olma imkânı sunuyor. Böylece HuQQabaz deneyimi kişilere veya tekil lokasyonlara bağlı kalmadan, sistemli biçimde yönetilebiliyor. HuQQabaz Yurt İçi Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feride Ürgen, operasyonel standardizasyonun franchise modeli için önemini şöyle aktarıyor: “HuQQabaz’da büyümenin en kritik koşulu, misafirin hangi şubeye giderse gitsin aynı deneyim kalitesiyle karşılaşması. Bu nedenle operasyonu servis standardı, ekip yaklaşımı, ürün bilgisi, hijyen, hız ve misafir memnuniyetiyle birlikte ele alıyoruz. Akademi yapımız bu standardın sahaya doğru şekilde aktarılmasını sağlıyor. Franchise modelinde yatırımcıya güven veren en önemli unsur, markanın deneyimini öğretilebilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir sisteme dönüştürebilmiş olması.” HuQQabaz Yurt Dışı Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Akın Soydan ise markanın global büyüme yaklaşımını şöyle değerlendiriyor: “HuQQabaz’ın yurt dışı büyümesinde önceliğimiz markanın deneyim standardını farklı coğrafyalarda tutarlı biçimde sürdürebilmek. Yeni pazarlara girerken sosyal yaşam dinamiklerini, tüketim alışkanlıklarını, lokasyon potansiyelini ve operasyonel sürdürülebilirliği birlikte değerlendiriyoruz. Franchise modeli bu büyümenin ana taşıyıcılarından biri. Bu modeli güçlü kılan ise merkezden yönetilen eğitim, denetim ve operasyon standartları. Türkiye’den çıkan bir markanın farklı pazarlarda aynı deneyim kalitesini sunabilmesi, global marka olma vizyonumuzun en önemli göstergelerinden biri.” Q Food & Beverage Hakkında Q Food & Beverage, kökleri 90 yılı aşkın bir geçmişe dayanan Atasay Group’un yeme-içme alanındaki yapılanmasıdır. 2013 yılında HuqqA’nın açılmasıyla birlikte kurulan Q Food & Beverage; restoran işletmeciliği, farklı yeme-içme markalarının yönetimi ve ilgili hizmet alanlarında faaliyet göstermektedir. Bünyesinde başta HuqqA, HuQQabaz ve The Market olmak üzere 10 farklı marka yer alan Q Food & Beverage, gastronomi, misafir deneyimi, marka yönetimi ve operasyonel standardizasyonu bir arada ele alan bir yapı ile büyümesini sürdürmektedir. HuqqA, premium lounge segmentinde global ölçekte konumlanırken; HuQQabaz premium-casual alanda daha erişilebilir ve ölçeklenebilir bir deneyim markası olarak öne çıkmakta, The Market ise gastronomi odağı yüksek, rafine bir deneyim sunmaktadır.

 Her İki Şubeden Biri Neden Kapanıyor? Haber

 Her İki Şubeden Biri Neden Kapanıyor?

Her İki Şubeden Biri Neden Kapanıyor? Naci Murat Servi’nin kaleminden, Türkiye’de franchise sektörü son yıllarda ciddi bir büyüme ivmesi yakaladı. Gıda, kahve, restoran, hizmet ve perakende alanlarında birçok marka, yatırımcılarla buluşarak yeni şubeler açıyor. Ancak bu büyümenin arka planında çoğu zaman görmezden gelinen çok önemli bir gerçek var: Açılan her franchise şubesi başarıya ulaşmıyor. Bugün sektörde yaşanan en temel sorun, franchise modelinin hâlâ birçok marka tarafından yalnızca “şube satışı” olarak görülmesidir. Oysa franchise, sadece bir yatırımcıya tabela vermek, konsept satmak ya da açılış yapmak değildir. Franchise; operasyon, eğitim, denetim, tedarik, finansal sürdürülebilirlik, marka yönetimi ve yatırımcı ilişkilerini kapsayan ciddi bir sistem işidir. Bu nedenle kapanan şubelerin nedenini yalnızca yatırımcı hatasında aramak doğru değildir. Çoğu zaman asıl sorun, franchise veren markanın sistemi yeterince kurmadan büyümeye çalışmasından kaynaklanır. Franchise Vermek Başka, Franchise Taşımak Başkadır Bugün piyasada birçok marka franchise verdiğini söylüyor. Ancak kritik soru şudur: Bu marka gerçekten franchise taşıyabiliyor mu? Bir markanın franchise verebilmesi için öncelikle kendi operasyonunu kanıtlamış olması gerekir. Ürünün kalitesi, müşteri deneyimi, kârlılık modeli, personel eğitimi, satın alma süreçleri, reçeteler, fiyatlandırma politikası, denetim sistemi ve açılış sonrası destek mekanizması net şekilde oluşturulmalıdır. Eğer bir marka kendi şubesinde sürdürülebilir kârlılığı sağlayamamışsa, bunu yatırımcıya sunması son derece risklidir. Çünkü franchise modelinde yatırımcı sadece bir markaya değil, o markanın sistemine yatırım yapar. Sistem yoksa, yatırımcı yalnız kalır. Yatırımcı yalnız kalırsa, şube kısa sürede sorun yaşamaya başlar. En Büyük Hata: Hazır Olmadan Büyümek Franchise sektöründe en çok karşılaştığımız hatalardan biri, markaların büyüme isteği ile franchise hazırlığını birbirine karıştırmasıdır. Bir markanın büyümek istemesi doğal ve değerlidir. Ancak büyümek istemek, franchise’a hazır olmak anlamına gelmez. Hazır olmayan markalarda süreç genellikle benzer şekilde ilerler: Önce hızlı franchise satışı yapılır. Ardından şube sayısı artar. Fakat operasyonel altyapı bu büyümeyi taşıyamaz. Denetimler aksar, ürün standardı bozulur, personel eğitimi yetersiz kalır, yatırımcı beklentileri karşılanamaz. Sonuçta şube kapanışları başlar ve markanın itibarı zarar görür. Bu noktada sorun yalnızca kapanan şube değildir. Asıl zarar, markanın güvenilirliğinin zedelenmesidir. Franchise’da itibar, en önemli sermayedir. Bir kez kaybedildiğinde geri kazanılması son derece zordur. Kendi Şubesinde Kazanamayan Marka, Yatırımcıya Kazandıramaz Franchise sisteminin en temel kuralı şudur: Marka önce kendi şubesinde kazanmalıdır. Kendi şubesinde kârlılık sağlayamayan, operasyonunu yönetemeyen, personel sirkülasyonunu kontrol edemeyen, maliyetlerini ölçemeyen bir yapının yatırımcıya kazanç vaat etmesi doğru değildir. Yatırımcıya sunulan modelin mutlaka test edilmiş olması gerekir. Ortalama yatırım maliyeti, geri dönüş süresi, aylık gider yapısı, ürün maliyetleri, ciro potansiyeli ve kârlılık oranları gerçek verilerle ortaya konulmalıdır. Aksi hâlde franchise, yatırımcı için güvenli bir girişim modeli olmaktan çıkar; belirsiz bir risk alanına dönüşür. Marka Sahibi İşin Mutfağını Bilmelidir Franchise sisteminde marka sahibinin ya da üst yönetimin işi yalnızca pazarlama diliyle anlatması yeterli değildir. Bu işin mutfağını bilmek gerekir. Bir restoran markası için mutfak operasyonunu, ürün standardını, fire oranını, personel vardiyasını, servis hızını, müşteri şikâyetini ve günlük kasa yönetimini bilmeden franchise sistemi kurmak mümkün değildir. Franchise, sahadan kopuk yönetilemez. Masa başında hazırlanan dosyalar tek başına sistem oluşturmaz. Gerçek sistem, sahada test edilmiş, ölçülmüş, geliştirilmiş ve yazılı hale getirilmiş süreçlerden oluşur. Bu nedenle başarılı franchise markaları, sadece iyi ürün satan markalar değildir. Aynı zamanda iyi yönetilen, iyi denetlenen ve yatırımcısına sürdürülebilir destek sunan markalardır. Yatırımcılar Sadece Vitrine Bakmamalı Franchise almak isteyen yatırımcıların da dikkatli olması gerekir. Şık bir mağaza, güçlü bir sosyal medya hesabı, etkileyici bir logo ya da yoğun görünen bir şube tek başına doğru yatırım anlamına gelmez. Yatırımcı şu soruları mutlaka sormalıdır: Bu marka kendi şubesinde gerçekten para kazanıyor mu? Kaç şubesi açıldı, kaçı kapandı? Açılış sonrası destek nasıl veriliyor? Operasyon kim tarafından yönetiliyor? Eğitim süreci ne kadar güçlü? Tedarik sistemi sürdürülebilir mi? Marka sahibi bu işi gerçekten biliyor mu? Yatırım geri dönüş süresi gerçekçi verilere dayanıyor mu? Bu sorulara net ve şeffaf cevap alınamıyorsa, yatırım kararı da net olmamalıdır. Asıl Mesele Franchise Satmak Değil, Marka Yönetmektir Franchise veren markaların unutmaması gereken en önemli konu şudur: Ana iş franchise satmak değil, markayı doğru yönetmektir. Bir marka ürününü geliştirmiyorsa, müşteri deneyimini iyileştirmiyorsa, operasyonunu güçlendirmiyorsa, eğitim ve denetim süreçlerini sürekli güncellemiyorsa; şube sayısı artsa bile gerçek anlamda büyümüş sayılmaz. Kontrolsüz büyüme, büyüme değildir. Sadece yayılmadır. Yayılmanın sonunda da marka geri toplanmak zorunda kalır. Doğru franchise sistemi; markanın kimliğini, standardını, operasyonel gücünü ve yatırımcı güvenini aynı anda koruyabilen sistemdir. Sonuç: Franchise Ya Doğru Kurulur Ya Hiç Kurulmaz Franchise modeli, doğru kurulduğunda hem marka hem yatırımcı için çok güçlü bir büyüme aracıdır. Ancak eksik, plansız ve yalnızca satış odaklı kurulduğunda ciddi sorunlar doğurur. Bu nedenle franchise sistemi “biraz doğru” kurulamaz. Ya doğru kurulur ya da kısa sürede kriz üretir. Doğru kurulan franchise modelinde yatırımcı kazanır, marka güçlenir, müşteri aynı kaliteyi her şubede deneyimler. Yanlış kurulan modelde ise yatırımcı zarar eder, şube kapanır, marka itibarı zedelenir. Benim bu sektörde en çok önemsediğim yaklaşım şudur: Hızlı büyümek değil, doğru büyümek. Çünkü franchise’da başarı, kaç şube açtığınızla değil; açtığınız şubeleri ne kadar yaşatabildiğinizle ölçülür.

Sandaviç Kralı’ndan Yeni Nesil Franchise Hamlesi Haber

Sandaviç Kralı’ndan Yeni Nesil Franchise Hamlesi

Sokak lezzetlerini modern işletmecilik anlayışıyla buluşturan Sandaviç Kralı, franchise yapılanmasını Restoart Danışmanlık iş birliğiyle yeniden şekillendiriyor. Bu stratejik adımla marka, büyüme sürecini yalnızca şube sayısını artırmaya odaklanan klasik franchising anlayışının ötesine taşıyarak; sürdürülebilir, standartları net ve yatırımcı dostu bir sistem kurmayı hedefliyor. İzmir sokak lezzetlerinden doğan ve bugün Türkiye genelinde 12 aktif şubesiyle faaliyet gösteren Sandaviç Kralı, hızlı servis ve street-food kategorisinde oluşturduğu güçlü marka kimliğiyle dikkat çekiyor. Değişen tüketici alışkanlıkları, dışarıda yeme trendinin artması ve pratik ürünlere olan talep doğrultusunda marka, franchise sürecini daha kontrollü ve ölçeklenebilir bir yapıya kavuşturmak için Restoart ile kapsamlı bir dönüşüm süreci yürütüyor. Franchising yapılanması kapsamında Restoart Danışmanlık; konsept netliği, yatırımcı modeli, operasyonel standartlar ve büyüme stratejisini bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyor. Amaç, Sandaviç Kralı’nın marka ruhunu koruyarak farklı lokasyonlarda aynı kalite, hız ve deneyimi sunabilen güçlü bir sistem oluşturmak. Gıda perakendesi ve hızlı servis restoran (QSR) pazarında, düşük yatırım maliyeti ve yüksek devir hızıyla öne çıkan sandviç konseptleri, önümüzdeki yıllarda yatırımcıların en çok ilgi göstereceği alanlar arasında yer alıyor Sandaviç; uygun fiyatlı yatırım yapısı, az metrekareli alanlarda faaliyet gösterebilmesi ve pratik operasyon modeli sayesinde yüksek sürüm ve kârlılık potansiyeli sunuyor Restoart yetkilileri bu iş birliğini, “street-food markalarının doğru sistemlerle nasıl ölçeklenebileceğine dair güçlü bir örnek” olarak tanımlarken; Sandaviç Kralı cephesi ise büyüme yolculuğunda yeni bir faza geçildiğini vurguluyor. Marka yönetimi, çok yakın bir gelecekte Türkiye genelinde sandviç kategorisinde öncü markalardan biri olmayı hedeflediklerini ifade ediyor Yeni nesil franchise modeliyle Sandaviç Kralı, hem yatırımcılar hem de tüketiciler için erişilebilir, sürdürülebilir ve güçlü bir büyüme hikâyesi oluşturmayı amaçlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.