#Franchise Modeli

Medya Franchise - Franchise Modeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Franchise Modeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Franchise ile tarımın geleceği kurtarılabilir mi? Haber

Franchise ile tarımın geleceği kurtarılabilir mi?

820 milyar dolarlık dünya franchise pazarı her geçen gün yeni iş fikirleriyle büyüyor. Franchise çiftlik almak ister misiniz? Franchise pazarı için çok yeni iş fikri tarımın geleceğini tamamen değiştirebilir. Çiftlik franchise modeli, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’dan geldi. Proje ile gençlere teknoloji destekli model çiftlikler kurulacak. Bir bakıma çiftlik franchise modeli. Tarım/gıda ekosisteminin geleceği çoklu krizlere gebe, gençler bu haliyle tarım yapmak istemiyor, tarım finansmanı her geçen gün zorlaşıyor. Gençleri çiftlik sahibi yapacak yeni model, tarım-gençlik entegrasyonu için yeni bir perspektif sunuyor. Tüm dünyada gençleri tarıma çekmek için dağıtılan “koyun, kuzu, sığır, traktör” desteği gibi geleneksel destekleme modelleri yanında bir bütün olarak çiftlik kurma desteği devrim niteliğinde. Açlık savaşları başladı… “Türkiye’nin 3 tarafı denizlerle, 5 tarafı krizlerle dolu” 40 bin genç, 40 bin çiftlik kurulacak Dünyada şu anda McDonald’s gibi tam anlamıyla standart çiftlik franchise modeli yok. Hy-Farm, mikro yeşillik üreten bir çiftlik ağı; 200 noktada mikro yeşillik üretimine yönelik danışmanlık veren bir sistem. GroSpace, tavukçuluk, sebze ve tahıl gibi alanlarda üretim modeli, pazar erişimi ve teknik konularda destek sunuyor. AgriLiving, meyvecilikte çiftçi kümeleri kuran bir kooperatif modeli. Dünyada gerçek çiftlik franchise modeline en yakın sistem Babban Gona; küçük çiftçileri organize ediyor, finansman sağlıyor. Model, çiftçi gelirlerini yüzde 300 artırdı. Çiftçilere dijital danışmanlık sunan DeHaat, dünyada “tarımın Starbucks’ı” olarak tanımlansa da sadece üretim desteği sunuyor. Dünyadaki örneklerin parçalı çözümlerinin aksine Türkiye’deki model entegre, tam bir çiftlik modeli. Bu anlamda TÜME ve Burdur Üniversitesi tarafından başlatılan sistem, tarım-gençlik entegrasyonu sorununu çözebilir. Kendi çiftliğine sahip olmak isteyen gençlere fırsat Yeni modelin özü, ölçeklenebilir ve standartlaştırılabilir ticari bir çiftlik modeli kurgulamak. Franchise kapsamında çiftlik işletmesine dair teknoloji, üretim, muhasebe, pazarlama gibi alanlardaki know-how alınacak. Gelir modeli kurgulanmış, başarılı çiftlikler sayesinde tarımda maliyetler kontrol edilirken verim de artırılacak. Tarım alanında dünyada ilk kez “franchise benzeri” bir sistem kurularak isteyen gençler kendi çiftliğine sahip olabilecek. Model benzersiz olsa da kimi uzmanlara göre büyük şirketler model çiftlikler kurarak tarımda tekel oluşturabilir. Finansmana erişimi olan gençler çiftlik sistemden faydalanabilirken, düşük gelirli gençler de modelde çalışan olarak istihdam edilebilir. Çiftlik markaları dönemi başlıyor Uzun vadede farklı çiftlik markaları ortaya çıkarak daha başarılı, avantajlı çiftlik modelleri tarımı geliştirebilir. Birçok genç kırsalda yaşamak isterken tarımın fiziksel alanıyla değil, veri, pazarlama gibi alanlarında çalışmak, çiftlik yönetmek istiyor. Bu anlamda yeni model, bir çiftçilikten öte çağın gereklerine uygun bir çiftlik sistemi olarak düşünülebilir. Gençler de ilgi alanlarına göre kırsalda yaşayıp tarımın yönetişim tarafında yer alabilirler. Gençlerin teknoloji yetkinliği ile çiftlik ürünlerinin perakendede daha güçlü yer alması sağlanabilir. Marka çiftlikler çoğaldıkça ortak satın alma, ortak muhasebe, ortak pazarlama tarıma değer katabilir. Marka çiftliklerden çıkan markalı ürünler çoğaldıkça çiftçi kazançları artırılabilir. Franchise çiftlik projesinin arkasındaki tarım aklı TÜME Sadece Türkiye değil, tüm dünya kırsala/tarıma dönüşü teşvik edecek yeni modeller arıyor. Tarım/gıda alanında teknoloji geliştiren markaların, akademisyenlerin, üreticilerin ve gençlerin aynı çatı altında buluştuğu; tarımın geleceğini, yerli teknolojilerin sahada yaygınlaştırılmasını, gençlerin yeniden üretime dönmesini ve verimlilik artışını hedefleyen TÜME Vakfı ve YÖK iş birliğiyle yürütülen model çiftlik projesinde 10 üniversite yer alıyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) pilot uygulama merkezlerinden biri. Türkiye’den dünyaya çiftlik franchise ihracatı Uzmanlara göre bugüne kadar gerçek bir çiftlik franchise modelinin kurulamama sebebi, “toprak, su, iklim standardizasyon sorunları, yerel ürün farklılıkları, verim kontrolündeki zorluklar.” Örtü altı tarım, mikro yeşillikler, mantar üretimi, tavukçuluk, fide üretimi gibi alanlarda bütünsel olarak çiftlik franchise modeli ölçeklenebilir. Şu anda dünyada geleneksel tarla tarımında, meyvecilikte, büyükbaş hayvancılık gibi alanlarda franchise sistemi yok. Türkiye, yüksek genç işsizliği ortadan kaldıracak “çiftlik franchise ihracatçısı” olabilir; hem içeride hem dışarıda önemli bir istihdam alanı yaratabilir. Köye dönüş için maaşlı çiftçilik MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar programa ilişkin, “Türkiye’de 40 bin gence 40 bin çiftlik kurulacağını” ifade ediyor. Dalgar’a göre, “Tarımda asıl mesele ürün fiyatı değil, maliyet ve verim. Model çiftliklerde gençler eğitilecek, teknoloji ile donatılacak, akredite edilecek. Gençlerin köylerinde gösterecekleri arazide çiftlik kurulacak. Belli bir süre gençlere maaş verilerek çiftçilik öğretilecek. Uzun bir eğitim ve oryantasyon sürecinden sonra istenirse çiftlik gençlere devredilecek.” Tüm bu süreçte gençler desteklenecek. Çiftlik eğitimindeki gençlere bekârsa iki asgari ücret, evliyse en az üç asgari ücret verilecek. Performanslarına göre 5 ile 10 yıl sonra çiftlik gençlere bırakılacak. Burdur’da örnek çiftlikler Sistem hâlihazırda Burdur’da bazı köylerde uygulanıyor. MAKÜ’deki model çiftliklerde “yem robotu, gübre temizleme robotu, sağım robotu, yem karma” gibi robotlar kullanılıyor. Kullanılan her türden teknoloji ve yöntem sığırların daha az hastalanmalarını sağlarken, buzağı ölüm oranını düşürüyor, et ve süt verimini artırıyor, girdi maliyetlerini düşürüyor. Örnek çiftlikte sabit yüksek maliyetli yapılar yerine demonte sistemler kullanılıyor. Ahırlar prefabrik yapılıyor, istendiğinde taşınabiliyor veya arazi yeniden eski hâline dönüştürülebiliyor. Değerli ürün, değerli çiftçi Tüm dünya gençleri çiftçilik mesleğiyle tanıştırmak için modeller çalışırken, çiftlik ürünlerine de değer katacak uygulamalar yaratılıyor. ABD, bizdeki “yerli malı” kullanımına benzer şekilde Amerika ürünlerini tanıtmak ve yaygınlaştırmak için yeni bir etiket düzenlemesi yaptı. “ABD ürünü” denen etiket gönüllülük esasına göre kullanılıyor. Tarım Bakanı Rollins’e göre, “Vatansever çiftçiler ve üreticiler, dünyanın en güvenli, en uygun fiyatlı gıdalarını ABD’de üretiyor. Amerikalı tüketiciler, Amerikan malını satın alarak ülkemizi destekleyebilirler. Amerikan mallarının tedarik zincirinde adil şekilde rekabet edebilmesi desteklenebilir.” Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı Benzer şekilde Türkiye’de “ürünlerin kooperatiflerde üretildiği, hatta üretenin isminin yer aldığı” gibi etiket düzenlemeleri yapılabilir. Yerli malı haftası, daha yeni ve güncellenmiş şekilde “yerli malı” etiketi çalışılarak yerli üretimin avantajları ön plana çıkarılabilir. Market raflarında yerli ürünler desteklenebilir. Geçtiğimiz yıllarda “Cevizin yerlisi, lezzetlisi” programı ile Ceviz Üreticileri Derneği, yerli cevizde farkındalık için örnek bir etiketleme yapmıştı. Amerika’nın tüm tarlaları artık bir AR-GE merkezi Gençleri tarıma entegre etmek için sadece çiftlik kurmak yetmiyor, üretilen ürünlerin pazarda değer görmesi tüm paydaşların ortak çalışmasını gerektiriyor. ABD sadece yerli malını övmekle kalmıyor, aynı zamanda ABD’de geliştirilen yeni teknolojileri test etmek için de ülke çapında güçlü bir “deneme test ağı” oluşturdu. Amerika’da tarım-gıda alanında yapılan her türden teknoloji, iş geliştirme, tohum, ilaç, gübre gibi ürün ve hizmetlerin denemesi için “tarım teknoloji test alanları ağı” kuruldu. Dijital ve yapay zekâ tabanlı teknolojiler, toprak sağlığı ürünleri gibi pek çok AR-GE’yi objektif olarak doğrulamak için ulusal araştırma ağı kurulacak, yatırım kararları güvenilir performans sonuçlarına göre verilecek. Tüm tarlalar test alanına dönüşürken çiftçiler de öğrenmiş ve gelir elde etmiş olacak. Brezilya’nın tarım ağı dünyayı besliyor Benzer şekilde Brezilya’da EMBPARA, 1973’ten beri Brezilya Tarım Bakanlığı’na bağlı çalışan bir AR-GE merkezi olarak çalışıyor. Ülke çapında örgütlenmiş bir bilim ağı. Ağdaki herkes Brezilya tarımı ve ihracat için teknoloji geliştiriyor, bilim yapıyor. Tüm paydaşlar birlikte hareket etmek zorunda. Brezilya’daki yatırım ve teknoloji haritası, herkesi içine alan, herkesin birbirinden haberdar olduğu güçlü ve etkin bir ağ. Brezilya için tüm tarlalar, fabrikalar bir tarım laboratuvarı, deneyim alanı. Söz konusu kurum, Brezilya’nın tarıma elverişsiz alanları olan Cerrado ve Amazonları dünyanın en verimli tarım arazilerine dönüştürdü. Brezilya, ABD’nin yeni kurduğu test ağı projesini 40 yıldır uyguluyor. EMBPARA sadece ülkede değil, yurt dışında çalışma ofisleri olan, küresel ortaklıkları bulunan dünyanın en geniş kapsamlı tarım AR-GE ağı. TAGEM de Türkiye’de benzer bir amaçla kuruldu. Türkiye’de kömür işletmelerinin ürettiği gübreler, Tarım Orman Bakanlığı Eğitim Yayın Dairesi marifetiyle denenip hem ürün test ediliyor hem de çiftçilere tanıtılıyor, hızlı geri dönüşler alınıyor. Kırsalda genç çiftlikler var Gençler artık sadece iş aramıyor; anlam, sosyal hayat, deneyim ve sürdürülebilirlik arıyor. Bu anlamda kırsalda sadece üretim yapılacak çiftlikler değil, yaşam enerjisi de inşa edilmeli. Sosyal alanlar, kültürel etkileşim, spor, eğitim ve topluluk hissi olmadan gençleri kırsalda tutamayız. Kırsalın yeniden inşası fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel bir inşa olmalı. Bu anlamda franchise modeli çiftlik projesinde sosyologlar, psikologlar yeni bir çiftçilik/kırsal sosyolojisi de inşa etmeli. Çiftliklerin komşuları yazılımcı hubları, sanat enstitüleri Franchise çiftlik modelinin tutması için kırsalda sadece çiftlik kurmak yetmiyor. Yeni nesil kırsal, sadece çiftçilerin değil; mühendislerin, tasarımcıların, veri bilimcilerin, pazarlamacıların ve yatırımcıların da üretim yaptığı bir ekosistem olmalı. Bu anlamda kırsal, çok disiplinli bir üretim sahası olarak yeniden kurgulanmalı. Kırsalda evden çalışan mühendisler, yazılımcılar, sanatçılar yeni bir ekosistem yaratmalı. Franchise çiftliklerin kurulduğu köylere girişimci hub’lar, sanat enstitüleri birlikte inşa edilmeli. Gençlere çiftlik kurmak değil, kırsalda yeni bir medeniyet tasarlamak gerek Büyük şirketlerin call center’ları franchise modeliyle çiftliklerin olduğu köylere taşınmalı. Kırsalda gençliğin olduğu yeni bir yaşam dönüşüm ekosistemi tasarlanmalı. TOKİ, gençler için kırsalda evler inşa etmeli, gençlerin kendi çağlarının ruhunu yansıtmalarına olanak tanınmalı. Turgut Uyar’ın dediği gibi “kentleri imar ederken kuşakları ihmal etmemeliyiz.” Gençleri kırsala göndermek bir istihdam politikası değil, bir medeniyet tasarımı olmalı. Hedef gençleri köye göndermek değil; köyü geleceğin merkezine dönüştürmek olmalı. Franchise ile tarımın geleceği kurtarılabilir mi? Velhasıl, medeniyet tohumu denilen tarım uygarlığının miadı dolmak üzere. İklim, beslenme alışkanlıkları değişirken çiftçilik de değişiyor. Çiftçi gelirleri düşüyor, sistematik şoklar tarımı daha da kırılgan hâle getiriyor. Gençler çiftçilik yapmak istemiyor. Üretimle toplum arasındaki bağ kopuyor. Kentlerle köyler arasındaki kırılan bağları onarmak için geliştirilen bu yeni model, tarım için, sağlıklı gelecek için bir milat. Gençler başka bir tarıma/yaşama talipler. Bu anlamda gençleri kırsala hazırlarken kırsalı da gençler için hazırlamalıyız. Kim bilir, Türkiye’nin geliştirdiği bu model tüm dünyada modern çağın tarım felsefesini kökten değiştirebilir.

Terra Pizza, Yeni Restoranlarıyla Gücüne Güç Katıyor Haber

Terra Pizza, Yeni Restoranlarıyla Gücüne Güç Katıyor

Pizza zincirleri arasında lezzeti ve kalite anlayışıyla öne çıkan Terra Pizza, yeni restoran açılışlarıyla Türkiye genelindeki büyüme yolculuğunu sürdürüyor. Marka, Optimum AVM, Beylikdüzü Metrohome ve Üsküdar’da hizmete giren yeni şubeleriyle daha fazla pizza severle buluşmayı hedefliyor. Birlikte Yemek Yeme Kültürünü Merkezine Alan Marka 1995 yılında İzmir’de kurulan Terra Pizza, bugün 47 ilde 211 şubeye ulaşarak güçlü bir büyüme ivmesi yakalamış durumda. Marka, yalnızca pizza sunan bir restoran zinciri olmanın ötesine geçerek, birlikte yemek yeme ve paylaşım kültürünü odağına alan bir yaklaşım benimsiyor. “Gel Beraber Olsun” mottosuyla sıcak ve samimi bir deneyim sunan Terra Pizza, yeni açılan restoranlarında da misafirlerine keyifli ve paylaşım odaklı anlar yaşatmayı amaçlıyor. “Yüzde 100 Lezzet” Mesajıyla Güçlü İletişim Stratejisi Terra Pizza, 2025 yılı iletişim stratejisinde “Yüzde 100 Lezzet” söylemini ön plana çıkarıyor. Marka; kalite, tazelik ve yerel damak tadına uygun ürünleri, tüm şubelerinde aynı standartta sunma vaadini sürdürüyor. Her lokasyonda aynı lezzet deneyimini yaşatmayı hedefleyen Terra Pizza, müşteri memnuniyetini önceliklendiriyor. Franchise Yatırımlarına Kapsamlı Destek Büyümesini franchise modeli ile destekleyen Terra Pizza, yatırımcılara sürdürülebilir ve kârlı bir iş modeli sunuyor. Lokasyon seçiminden eğitim süreçlerine, operasyonel destekten pazarlama faaliyetlerine kadar pek çok alanda franchise yatırımcılarının yanında yer alıyor. 2025 yılı hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin farklı noktalarında yeni şube açılışları planlayan Terra Pizza, hem marka bilinirliğini artırmayı hem de girişimcilik ekosistemine katkı sağlamayı sürdürüyor. Yeni restoranları, güçlü franchise yapısı ve kaliteli ürün anlayışıyla Terra Pizza, pizza severlere daha yakın olmaya devam ediyor.

Franchising 100: 4 bin 755 şube açmayı hedefliyorlar, koşulları ne? Haber

Franchising 100: 4 bin 755 şube açmayı hedefliyorlar, koşulları ne?

Türkiye’de Franchise Ekosistemi Hızlanıyor Medya Franchise tarafından yapılan kapsamlı araştırmaya göre, Türkiye franchise pazarı önümüzdeki yıllarda güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacak. Mevcut veriler ve yatırım eğilimleri dikkate alındığında, 2026 yılında ekosistemin toplam ticaret hacminin 60 milyar doları aşması bekleniyor. Aynı dönemde franchise işletme sayısının yaklaşık 60 bine, bu işletmelerde çalışan sayısının ise 450 bine ulaşacağı öngörülüyor. Araştırma kapsamında görüşülen markaların planları dikkat çekici. Franchise veren ilk 100 şirket, 2026 sonuna kadar toplam 4 bin 775 yeni şube açmayı hedefliyor. Yeni yatırımlarda özellikle hızlı servis restoranları, kahve zincirleri, sağlıklı yaşam, spor ve deneyim odaklı konseptler öne çıkıyor. Franchise Modeli Neden Güçleniyor? Pandemi sonrası değişen tüketici davranışları, dijitalleşmenin hız kazanması ve yatırımcıların daha kontrollü büyüme modellerine yönelmesi, franchise sistemini her ölçekteki marka için cazip hale getirdi. Artık yalnızca büyük zincirler değil, orta ölçekli işletmeler de büyüme stratejilerinin merkezine franchise modelini koyuyor. Bugün Türkiye’de yaklaşık 3 bin 700 yerli ve yabancı marka franchise sistemiyle faaliyet gösteriyor. Bu markaların yaklaşık yüzde 30’u yurt dışına açılarak hem marka bilinirliğini artırıyor hem de ülke ekonomisine ihracat katkısı sağlıyor. Franchise modeliyle faaliyet gösteren işletme sayısı 50 bini aşarken, doğrudan istihdam edilen kişi sayısı 300 binin üzerine çıkmış durumda. Ekosistemin yıllık ticaret hacmi ise 55 milyar dolara yaklaşmış bulunuyor. 2025 ve Sonrası İçin Beklentiler Araştırmaya göre mevcut ekonomik koşullar ve girişimcilik trendleri sürdürülebilir şekilde devam ederse, 2025 sonunda franchise pazarında işletme sayısının 55 bine, istihdamın 400 bine ve ticaret hacminin 55 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2026 itibarıyla ise Türkiye’nin yalnızca iç pazarda değil, çevre ülkeler için de bir franchise merkezi haline gelmesi öngörülüyor. Genç Nesil ve Deneyim Odaklı Markalar Medya Franchise analizine göre, genç kuşak artık yalnızca ürün değil; deneyim, hız ve dijital kolaylık arıyor. Bu nedenle hem fiziksel mağazada hem de dijital kanallarda güçlü olan markalar daha hızlı büyüyor. Özellikle teknolojiyle desteklenen hibrit iş modelleri, önümüzdeki dönemin kazananları arasında gösteriliyor. En Hızlı Büyüyen Alanlar Gıda sektörü franchise sisteminin lokomotifi olmaya devam ederken, sağlıklı beslenme, vegan–vejetaryen konseptler, kahve zincirleri ve pratik atıştırmalık markaları öne çıkıyor. Bunun yanı sıra eğitim teknolojileri, kişisel bakım, sağlık & wellness, lojistik, temizlik-hijyen ve e-ticaret destek hizmetleri de franchise yatırımlarında hızlı büyüyen alanlar arasında yer alıyor. AVM’ler ve Deneyim Ekonomisi Araştırma, alışveriş merkezlerinde yeme-içme alanlarının toplam kiralanabilir alan içindeki payının yüzde 25’i aştığını ortaya koyuyor. AVM’ler artık yalnızca alışveriş noktası değil; sosyalleşme, eğlence ve deneyim merkezleri olarak konumlanıyor. Ancak uzmanlar, yeme-içme alanlarındaki hızlı büyümenin dengeli yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Yapay zeka destekli uygulamalar, kişiselleştirilmiş kampanyalar ve veri odaklı mağaza planlamaları AVM’lerde ve franchise zincirlerinde giderek yaygınlaşıyor. Aynı zamanda enerji verimliliği, yeşil bina uygulamaları ve sürdürülebilir operasyonlar hem maliyet avantajı sağlıyor hem de markaların çevresel duyarlılığını güçlendiriyor. Sonuç: Medya Franchise Araştırması’na göre, önümüzdeki beş yıl franchise sektörü için “altın dönem” niteliği taşıyor. Doğru fizibilite, şeffaf kârlılık yapısı, güçlü operasyon ve dijital entegrasyon sağlayan markalar; hem Türkiye’de hem de yurt dışında hızlı ve sürdürülebilir büyüme yakalayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.