#Deneyim

Medya Franchise - Deneyim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deneyim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Makarnada Yeni Dönem: Türkiye’de Makarna Sektöründe Franchising Yükselişi Haber

Makarnada Yeni Dönem: Türkiye’de Makarna Sektöründe Franchising Yükselişi

Türkiye’de yeme-içme sektöründe franchising denince uzun yıllar boyunca akla döner, burger, pizza ve kahve zincirleri geldi. Ancak son dönemde makarna odaklı restoran konseptleri, hem yatırımcıların hem de tüketicilerin radarına güçlü bir şekilde girmiş durumda. Uygun maliyet yapısı, hızlı servis imkânı ve yerel damak tadına uyarlanabilirliği sayesinde makarna sektörü, franchising için yeni bir büyüme alanı yaratıyor. Türkiye’de Makarna Franchising’inin Mevcut Durumu Türkiye, kişi başına makarna tüketiminde Avrupa ortalamasına yakın bir noktada yer alıyor. Buna rağmen uzun yıllar makarna, “ev yemeği” algısıyla restoran dünyasında sınırlı bir rol oynadı. Son 5–7 yılda ise bu algı hızla değişti. • Fast-casual (hızlı ama kaliteli) makarna restoranları çoğaldı • Açık mutfak, taze sos ve kişiselleştirilebilir tabak konseptleri öne çıktı • Öğrenci, beyaz yaka ve AVM trafiği yüksek lokasyonlarda ciddi talep oluştu Bugün Türkiye genelinde makarna temalı zincirlerin sayısı hâlâ burger ve pizzaya kıyasla düşük olsa da, büyüme hızı daha yüksek bir segmentten söz ediyoruz. Franchising Açısından Neden Cazip? Makarna konseptleri franchising modeli için yapısal olarak avantajlı: Düşük hammadde maliyeti: Un, irmik, makarna ve sos bazlı ürünler maliyet kontrolünü kolaylaştırır Hızlı operasyon: Ortalama servis süresi kısa, mutfak ekipmanı sınırlıdır Stok riski düşük: Fire oranı pizza ve et bazlı konseptlere göre daha azdır Menü esnekliği: Yerel tatlara (mantarlı, sucuklu, acılı, vegan vb.) kolay uyarlanır Bu avantajlar, özellikle ilk kez franchise yatırımı yapacak girişimciler için makarna sektörünü cazip hâle getiriyor. Türkiye’de Karşılaşılan Zorluklar Her yükselen sektörde olduğu gibi makarna franchising’inin de aşması gereken bazı engeller var: Marka algısı: “Sadece makarna” fikri bazı tüketiciler için hâlâ yeterince güçlü değil Fiyat hassasiyeti: Ucuz algısı, doğru konumlandırılmazsa kârlılığı zorlayabiliyor Standartlaşma: Sos reçeteleri ve porsiyon kontrolü franchise başarısının kilit noktası Bu nedenle başarılı örnekler, makarnayı tek başına değil; deneyim, hız ve kişiselleştirme ile birlikte sunan markalar arasından çıkıyor. Önümüzdeki 3–5 Yıl Ne Gösteriyor? Uzmanlara göre Türkiye’de makarna franchising pazarı henüz doygunluğa ulaşmış değil. Özellikle: AVM dışı cadde mağazaları Üniversite çevreleri Paket servis odaklı küçük metrekareli konseptler önümüzdeki dönemde en hızlı büyüyecek alanlar arasında gösteriliyor. Doğru marka kurgusu, net operasyon standartları ve sürdürülebilir fiyat politikasıyla makarna sektörü, franchising ekosisteminde yeni bir yıldız olmaya aday. Özetle: Türkiye’de makarna sektörü franchising açısından hâlâ “erken aşama”da ama potansiyeli yüksek. Bugün doğru sistemi kuran markalar, yarının zincir oyuncuları olma avantajını yakalayabilir.

Franchising 100: 4 bin 755 şube açmayı hedefliyorlar, koşulları ne? Haber

Franchising 100: 4 bin 755 şube açmayı hedefliyorlar, koşulları ne?

Türkiye’de Franchise Ekosistemi Hızlanıyor Medya Franchise tarafından yapılan kapsamlı araştırmaya göre, Türkiye franchise pazarı önümüzdeki yıllarda güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacak. Mevcut veriler ve yatırım eğilimleri dikkate alındığında, 2026 yılında ekosistemin toplam ticaret hacminin 60 milyar doları aşması bekleniyor. Aynı dönemde franchise işletme sayısının yaklaşık 60 bine, bu işletmelerde çalışan sayısının ise 450 bine ulaşacağı öngörülüyor. Araştırma kapsamında görüşülen markaların planları dikkat çekici. Franchise veren ilk 100 şirket, 2026 sonuna kadar toplam 4 bin 775 yeni şube açmayı hedefliyor. Yeni yatırımlarda özellikle hızlı servis restoranları, kahve zincirleri, sağlıklı yaşam, spor ve deneyim odaklı konseptler öne çıkıyor. Franchise Modeli Neden Güçleniyor? Pandemi sonrası değişen tüketici davranışları, dijitalleşmenin hız kazanması ve yatırımcıların daha kontrollü büyüme modellerine yönelmesi, franchise sistemini her ölçekteki marka için cazip hale getirdi. Artık yalnızca büyük zincirler değil, orta ölçekli işletmeler de büyüme stratejilerinin merkezine franchise modelini koyuyor. Bugün Türkiye’de yaklaşık 3 bin 700 yerli ve yabancı marka franchise sistemiyle faaliyet gösteriyor. Bu markaların yaklaşık yüzde 30’u yurt dışına açılarak hem marka bilinirliğini artırıyor hem de ülke ekonomisine ihracat katkısı sağlıyor. Franchise modeliyle faaliyet gösteren işletme sayısı 50 bini aşarken, doğrudan istihdam edilen kişi sayısı 300 binin üzerine çıkmış durumda. Ekosistemin yıllık ticaret hacmi ise 55 milyar dolara yaklaşmış bulunuyor. 2025 ve Sonrası İçin Beklentiler Araştırmaya göre mevcut ekonomik koşullar ve girişimcilik trendleri sürdürülebilir şekilde devam ederse, 2025 sonunda franchise pazarında işletme sayısının 55 bine, istihdamın 400 bine ve ticaret hacminin 55 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2026 itibarıyla ise Türkiye’nin yalnızca iç pazarda değil, çevre ülkeler için de bir franchise merkezi haline gelmesi öngörülüyor. Genç Nesil ve Deneyim Odaklı Markalar Medya Franchise analizine göre, genç kuşak artık yalnızca ürün değil; deneyim, hız ve dijital kolaylık arıyor. Bu nedenle hem fiziksel mağazada hem de dijital kanallarda güçlü olan markalar daha hızlı büyüyor. Özellikle teknolojiyle desteklenen hibrit iş modelleri, önümüzdeki dönemin kazananları arasında gösteriliyor. En Hızlı Büyüyen Alanlar Gıda sektörü franchise sisteminin lokomotifi olmaya devam ederken, sağlıklı beslenme, vegan–vejetaryen konseptler, kahve zincirleri ve pratik atıştırmalık markaları öne çıkıyor. Bunun yanı sıra eğitim teknolojileri, kişisel bakım, sağlık & wellness, lojistik, temizlik-hijyen ve e-ticaret destek hizmetleri de franchise yatırımlarında hızlı büyüyen alanlar arasında yer alıyor. AVM’ler ve Deneyim Ekonomisi Araştırma, alışveriş merkezlerinde yeme-içme alanlarının toplam kiralanabilir alan içindeki payının yüzde 25’i aştığını ortaya koyuyor. AVM’ler artık yalnızca alışveriş noktası değil; sosyalleşme, eğlence ve deneyim merkezleri olarak konumlanıyor. Ancak uzmanlar, yeme-içme alanlarındaki hızlı büyümenin dengeli yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Yapay zeka destekli uygulamalar, kişiselleştirilmiş kampanyalar ve veri odaklı mağaza planlamaları AVM’lerde ve franchise zincirlerinde giderek yaygınlaşıyor. Aynı zamanda enerji verimliliği, yeşil bina uygulamaları ve sürdürülebilir operasyonlar hem maliyet avantajı sağlıyor hem de markaların çevresel duyarlılığını güçlendiriyor. Sonuç: Medya Franchise Araştırması’na göre, önümüzdeki beş yıl franchise sektörü için “altın dönem” niteliği taşıyor. Doğru fizibilite, şeffaf kârlılık yapısı, güçlü operasyon ve dijital entegrasyon sağlayan markalar; hem Türkiye’de hem de yurt dışında hızlı ve sürdürülebilir büyüme yakalayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.