#Ankara

Medya Franchise - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Coffy, 200’üncü mağazasını Ankara   Yüksek Hızlı Tren Garı’nda açtı Haber

Coffy, 200’üncü mağazasını Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nda açtı

Coffy, 200’üncü mağazasını Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nda açtı Türkiye’nin hızla yükselen kahve zincirlerinden Coffy, büyüme yolculuğunu kararlılıkla sürdürüyor. 2019 yılında İstanbul Kadıköy’de açtığı ilk mağazayla yola çıkan marka, 200’üncü mağazasını Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nda hizmete açtı. Dijital altyapısı, kaliteli kahveyi erişilebilir fiyatlarla sunan yaklaşımı ve güçlü franchising modeliyle dikkat çeken Coffy, önümüzdeki üç yıl içinde 500 mağazaya ulaşmayı hedefliyor. 25.03.2026 Türkiye’nin en hızlı büyüyen kahve zinciri Coffy, Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nda açtığı 200’üncü mağazasıyla operasyonel ağını Türkiye’nin 44 iline taşıdı. DP Eurasia Group çatısı altında 2019’da kurulan marka, ölçeklenebilir iş modeli ve güçlü franchising sistemiyle Türkiye genelindeki varlığını istikrarlı biçimde genişletiyor. Ankara’nın önemli ulaşım noktalarından Yüksek Hızlı Tren Garı’nda konumlanan yeni mağaza, modern tasarımıyla yolculara pratik ve konforlu bir deneyim sunarken, Coffy’nin kaliteli kahveyi erişilebilir fiyatlarla sunma yaklaşımını daha geniş bir kitleyle buluşturuyor. %100 Arabica çekirdeklerden hazırlanan ürünler, günün farklı anlarına hitap eden zengin yiyecek seçenekleriyle tamamlanarak bütünsel bir deneyim yaratıyor. Marka, Coffy App üzerinden sunduğu dijital çözümlerle de kullanıcı deneyimini hız ve kolaylık ekseninde sürekli geliştiriyor. Coffy’nin sektörde yeni bir standart oluşturduğunu vurgulayan DP Eurasia Group CEO’su Aslan Saranga, “Coffy ile geliştirdiğimiz iş modeli, kaliteli kahve deneyimini daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir noktaya taşıyor. Operasyonel altyapımız ve teknolojik yatırımlarımız sayesinde müşterilerimize yüksek standartlarda hizmet sunmayı odağımıza alıyoruz. Kıbrıs Girne’deki 1, Türkiye’nin 44 ilindeki 199 noktamızla 200’üncü mağazaya ulaşmamız, bu yaklaşımın sahadaki karşılığını net biçimde ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde, Türkiye’deki büyümemizi hız kesmeden sürdürürken, Coffy’yi uluslararası pazarlarda da güçlü ve rekabetçi bir marka haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Markanın büyüme stratejisi ve yatırımcı modeli hakkında bilgi veren Coffy Chief Business Officer (CBO)’su Feliks Boynuinceoğlu ise “Coffy’de odağımız yalnızca mağaza sayısını artırmak değil; doğru lokasyon seçimi, etkin operasyon yönetimi ve sürdürülebilir iş modeliyle nitelikli bir büyüme gerçekleştirmek. Franchising sistemimiz, yatırımcılarımıza düşük maliyet ve hızlı geri dönüş imkanı sağlarken, tüm operasyonel ve ticari süreçlerde kapsamlı destek sunuyor. Bu doğrultuda, önümüzdeki üç yılda 500 mağazaya ulaşmayı ve büyüme ivmemizi sürdürülebilir biçimde artırmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de kahve kültürünün dönüşümünde önemli bir rol oynayan Coffy, yenilikçi yaklaşımı, güçlü dijital altyapısı ve franchise odaklı büyüme modeliyle sektördeki konumunu her geçen gün pekiştiriyor. Marka, yeni şehirler ve stratejik lokasyonlarda açacağı mağazalarla büyümeye devam ederken, kaliteli kahveyi daha fazla tüketiciye ulaştırmayı sürdürecek. Coffy hakkında Domino’s Pizza Eurasia Group çatısı altında ilk şubesini Ekim 2019’da İstanbul Kadıköy’de açan Coffy, Türk kahve kültürünün geleceğini şekillendirmek üzere yola çıktı. Marka; yaratıcı, aktif ve yeniliklere açık ekibi, dijitaldeki gücü, farklı şube konseptleri ve yatırımcılara sunduğu güçlü franchising sistemi ile kısa zamanda büyüme adımları attı. Halihazırda operasyonlarını Türkiye’de 199, Kıbrıs’ta 1 mağaza olmak üzere toplamda 200 şube ile yürüten Kahvenin Yeni Nesli Coffy, 2028 yıl sonunda 500 noktaya ulaşma hedefiyle ilerliyor. DP Eurasia Group hakkında Faaliyetlerinin Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'da sürdüren DP Eurasia Group, Domino's ve Coffy markalarının çatı organizasyonudur. Grup, Domino’s markasıyla Türkiye'de 768, Azerbaycan'da 11 ve Gürcistan'da 8 mağazasıyla pizza dağıtımı ve paket servis/yerinde yeme imkanı sunmakta olup, kendi kurumsal mağazaları ve franchise mağazaları aracılığıyla faaliyet göstermektedir. Grubun kahve markası Coffy ise dönem itibariyle Kıbrıs ve Türkiye’deki toplam 200 mağaza ile büyümesini sürdürmektedir.

Yatırımcıların Gözdesi KEBO: 70 Şubelik Dev Büyüme Hikayesi Haber

Yatırımcıların Gözdesi KEBO: 70 Şubelik Dev Büyüme Hikayesi

Antakya’da yaklaşık 30 yıl önce yalnızca 45 metrekarelik küçük bir dükkânda temelleri atılan KEBO, bugün Türkiye genelinde hızlı büyüyen güçlü bir restoran markası haline geldi. 2025 yılının başında 32 şubeye sahip olan marka, yıl içinde gerçekleştirdiği yatırımlar ve yeni franchise anlaşmalarıyla şube sayısını 70’e çıkararak 25 şehirde hizmet vermeye başladı. Antakya’nın köklü mutfak kültüründen beslenen KEBO, yerel bir lezzet noktası olmanın ötesine geçerek ulusal çapta büyüyen bir zincire dönüştü. Kendine özgü reçeteleri, özel sosları ve yüksek kalite standartları sayesinde Türkiye’nin dört bir yanındaki tüketicilere ulaşmayı sürdürüyor. Markanın büyüme stratejisinin temelinde ise franchise modeli yer alıyor. KEBO yönetimi, hızlı genişleme sürecinde kurumsal kimliğini ve hizmet kalitesini korumayı öncelik olarak görüyor. Bu doğrultuda, markanın değerlerini benimseyen ve uzun vadeli iş ortaklığı kurabilecek yatırımcılarla ilerlenmesi hedefleniyor. Hızlı Operasyon ve Verimli Sistem KEBO, operasyonel yapısıyla yatırımcı dostu bir model sunuyor. Ürünlerin yalnızca 3–4 dakika içinde servise hazır hale gelmesi, düşük fire oranı ve hızlı üretim sistemi sayesinde şubelerde yüksek verimlilik elde ediliyor. Markanın üretim gücü de büyüme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Özel soslar kendi üretim tesislerinde geliştirilirken, tavuk ürünleri Gedik Piliç’in entegre tesislerinde KEBO’ya özel formülasyonlarla üretiliyor. Artan talep doğrultusunda ise 2026’nın ilk çeyreğinde Ankara’da kurulacak yeni entegre üretim tesisiyle birlikte üretim ve tedarik zincirinde tam bağımsızlığa geçilmesi planlanıyor. Çiğdem Kıral’dan Değerlendirme KEBO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Çiğdem Kıral, markanın gelişim süreci hakkında şu ifadeleri kullandı: “Yaklaşık 30 yıl önce Antakya’da küçük bir işletme olarak başladığımız yolculukta bugün 25 şehirde 70 şubeye ulaşmış olmak bizim için büyük bir gurur kaynağı. Antakya’dan doğan markamızı, kalite anlayışımızdan ödün vermeden Türkiye’nin dört bir yanına taşımayı sürdürüyoruz. Son dönemde yatırımcıların markamıza gösterdiği ilgi oldukça yüksek. Önümüzdeki süreçte de değerlerimize uygun iş ortaklarıyla büyümeye devam edeceğiz.” KEBO’yu yatırımcılar açısından cazip kılan unsurların başında güçlü ürün yapısı ve operasyon altyapısı geliyor. Marka, tavuk ürünleri kategorisinde %100 doğal ve katkısız üretim anlayışıyla öne çıkıyor. Antakya’ya özgü baharatlar, odun fırınında hazırlanan taze ekmekler ve özel soslar, markanın lezzet farkını ortaya koyan önemli detaylar arasında yer alıyor. Yatırımcılar İçin Karlı Bir Model KEBO franchise sistemi, yatırımcılara yüksek ciro potansiyeli sunarken %25 ile %35 arasında net kârlılık oranlarıyla dikkat çekiyor. Ayrıca franchise iş ortaklarına mimari tasarım, doğru lokasyon seçimi, eğitim, reklam ve operasyon yönetimi gibi kapsamlı destekler sağlanıyor. Ana caddeler ve AVM gibi yüksek görünürlüğe sahip lokasyonlarda konumlanan KEBO şubeleri, geniş kitlelere hitap eden konseptiyle yatırımcılara hızlı geri dönüş imkânı sunuyor. Franchise Başvuruları Sürüyor Türkiye genelinde 70 şubeyle büyümesini sürdüren KEBO, sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda yeni şehirlerde yatırımcılarını bünyesine katmaya devam ediyor. Güçlü marka bilinirliği, kanıtlanmış iş modeli ve merkezden sağlanan desteklerle KEBO, girişimcilere güvenilir ve kârlı bir yatırım fırsatı sunuyor.

İki Güçlü Marka, Tek Operasyon: Sampi Express & Pizza Portivo Haber

İki Güçlü Marka, Tek Operasyon: Sampi Express & Pizza Portivo

Pide sektörünün köklü ismi Sampi Pide A.Ş., artan maliyetlere karşı geliştirdiği "Sampi Express & Pizza Portivo" hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtı. Şirket, bir yandan geleneksel restoranlarıyla büyürken, diğer yandan 4 dakikada hazır hale gelen ürün teknolojisiyle kârlılık devrimi başlatıyor. Gıda sektöründe artan işçilik, enerji ve kira giderleri karşısında kâr marjlarının %5’lere gerilemesi, işletmeleri yeni arayışlara itti. 1989’dan bu yana sektörün öncüsü olan Sampi Pide , bu krizi fırsata çeviren "Hibrit Şube" modelini duyurdu. Geleneksel lezzet mirasını koruyarak dijital ve hızlı dünyaya entegre olan şirket, Ümraniye’de açılan ilk hibrit şubesiyle yatırımcıya düşük maliyetli ve yüksek verimli bir model sunuyor. Geleneksel Sampi Şubeleri Büyümeye Devam Ediyor Hibrit modelin yanı sıra, markanın amiral gemisi olan geleneksel konseptli Sampi restoranları da büyüme ivmesini koruyor. Türkiye genelinde toplam 10 şubeye ulaşan geleneksel Sampi şubeleri, taze hazırlanan klasik pide anlayışıyla müdavimlerini ağırlamaya devam ediyor. Şirket, hem geleneksel restoran deneyiminden vazgeçmeyenlere hem de hız ve pratiklik arayan yeni nesil tüketiciye aynı anda hitap eden ikili bir büyüme stratejisi izliyor. Kadın İstihdamı ve 20 Milyon TL’lik Yatırım Üretim gücünü Ümraniye’de kurduğu 20 milyon TL değerindeki tesisten alan Sampi Pide , toplumsal faydayı da odağına alıyor. 60 kişilik üretim ekibinin 56’sını kadınların oluşturduğu tesis, ekşi mayalı pide ve pizza üretiminde Türkiye’nin en modern merkezlerinden biri olma yolunda. Ar-Ge birimi ise şu sıralar ürün gamına eklenecek "lahmacun" ve yeni sokak lezzetleri üzerinde çalışıyor. Yatırımcı İçin Cazip Rakamlar: 1 Yılda Amorti Sampi Pide , 2026 yılı sonuna kadar İstanbul ve çevre illerde 20 yeni hibrit şube açmayı hedefliyor. Hibrit Model Avantajı: 80–100 m² alanlarda, minimum personel ile maksimum verim.Yatırım Bedeli: 2,5-3 milyon TL (Anahtar teslim, inşaat+ekipman).Hız: 270 derecede 4 dakikada pişme süresiyle paket serviste benzersiz hız.Hedef: Yatırımın yaklaşık 1 yıl içinde kendini amorti etmesi.Sampi Pide A.Ş. Çatısı Altında Büyük Vizyon Gıda dünyasında dev bir ekosistem kuran Sampi Pide A.Ş.; Sampi, Sampi Express, Pizza Portivo ve çok yakında Samsun’da başlayacak olan sokak lezzetleri konsepti "My Street Chef" (ıslak hamburger, sosisli, dilim pizza vb.) ile yoluna devam ediyor. Şirket, yakında duyuracağı sürpriz markalarla sektördeki pazar payını artırmayı hedefliyor. Sampi Pide A.Ş. Hakkında: 1989 yılında Ankara’da kurulan marka, bugün geleneksel ve modern üretim tekniklerini birleştirerek Türkiye’nin dört bir yanında kaliteli gıda hizmeti sunmaktadır. Kadın istihdamına verdiği destek ve inovatif ürün modelleriyle sektörün öncüleri arasında yer almaktadır.

Kahvelen Büyüme Stratejisinde Ankara Adımı Haber

Kahvelen Büyüme Stratejisinde Ankara Adımı

Büyüme Stratejisinde Ankara Adımı Marka, farklı şehirlerde edindiği operasyonel tecrübeyi Ankara pazarına taşıyarak zincirleşme sürecini güçlendirmeyi planlıyor. Ovacık yatırımı, Kahvelen’in 3. nesil kahve segmentindeki konumunu başkentte de sağlamlaştırma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kahve sektöründe rekabetin giderek arttığı Ankara’da, nitelikli ürün, doğru lokasyon ve güçlü marka kimliği ile konumlanan Kahvelen’in yeni şubesinin kısa sürede bölgenin dikkat çeken buluşma noktalarından biri olması bekleniyor. Türkiye’de büyümesini sürdüren ve 3. nesil kahve konseptiyle dikkat çeken Kahvelen, Ankara’daki yeni yatırımını Ovacık’ta hayata geçirdi. Marka Ankara kökenli değil; ancak farklı şehirlerde yakaladığı ivmeyi başkente taşıyarak zincir büyümesini sürdürüyor. 3. Nesil Kahve Deneyimi Ovacık’ta Kahvelen Ovacık şubesi, klasik kafe anlayışının ötesine geçen bir deneyim sunmayı hedefliyor. 3. nesil kahve yaklaşımı doğrultusunda; çekirdeğin menşei, kavurma profili ve demleme yöntemi ön planda tutuluyor. Espresso bazlı içeceklerin yanı sıra V60, Chemex ve French Press gibi alternatif demleme yöntemleriyle hazırlanan kahveler, aromatik zenginliğiyle öne çıkıyor. Marka yetkilileri, kahvenin yalnızca bir içecek değil; bir kültür ve deneyim olduğunu vurgulayarak, Ovacık şubesinde bu yaklaşımı mekân tasarımına da yansıttıklarını belirtiyor.

İLK FRANCHISE ŞUBESİNİ MİLAS’TA AÇIYOR Haber

İLK FRANCHISE ŞUBESİNİ MİLAS’TA AÇIYOR

SPX’in perakende alanındaki güçlü deneyiminden beslenen Blue Monkey Coffee, büyüme yolculuğunda önemli bir eşiği daha geride bırakıyor. Kahve kültürünü aktif yaşam anlayışıyla bir araya getiren özgün konseptiyle dikkat çeken marka, 2026 yılının sonuna kadar franchise şube sayısını 40’a yükselterek daha geniş bir kitleye ulaşmayı amaçlıyor. İlk satış noktasını 2018 yılında SPX Vadi mağazasında hayata geçiren Blue Monkey Coffee, Türkiye’de bir ilke imza atan yapısıyla kısa sürede öne çıktı. Hibrit iş modeli sayesinde yalnızca bir kahve markası olmanın ötesine geçen marka; doğa ve spor kültürünü merkezine alan farklı bir kimlik kazandı. SPX’in sektörel bilgi birikimini arkasına alan Blue Monkey Coffee, bu özgün yaklaşımını şimdi franchise sistemine de yansıtıyor. Birçok franchise modeline kıyasla girişimcilere düşük başlangıç maliyeti sunması, sınırlı sermayeye sahip yatırımcılar için önemli bir avantaj yaratıyor. “2026 sonuna kadar 40 franchise şubeye ulaşmayı hedefliyoruz” Franchise iş ortaklarına; konsept geliştirme, mimari tasarım, ekipman temini, müşteri deneyimi yönetimi, sunum standartları, operasyonel süreçler ve gıda tedariki gibi alanlarda kapsamlı destek ve eğitim sağlanıyor. SPX CEO’su Barış Andırınlı, markanın franchising vizyonunu şu sözlerle anlatıyor: “Blue Monkey Coffee, SPX’in perakendecilikte edindiği derin tecrübeyi kahve dünyasıyla buluşturan bir marka olarak kurgulandı. Bu süreci sürdürülebilir ve karşılıklı fayda sağlayan bir anlayışla ele alıyoruz. Bu nedenle giriş bedelini erişilebilir seviyede tutuyoruz. İş ortaklarımızı her aşamada güçlü bir şekilde destekliyor ve doğru yönlendirmelerle yanlarında oluyoruz. İlk franchise şubemizi Milas’ta açarak bu yolculuğa başladık. Hedefimiz, zaman içinde Türkiye’nin dört bir yanında doğa ve sporla iç içe tasarlanan Blue Monkey Coffee deneyimini yaygınlaştırmak. 2026 sonuna kadar özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere toplam 40 yeni şube açmayı planlıyoruz.” “Büyüme stratejimizin temelinde sektörel deneyimimiz var” Blue Monkey Coffee’nin, doğa ve spor odaklı yaşam tarzını benimseyenlerle kaliteli kahveyi uygun fiyatla deneyimlemek isteyenleri bir araya getirdiğini vurgulayan Andırınlı, franchise ağının sunduğu avantajları ise şöyle özetliyor: “Gerek düzenli iç denetimlerimiz gerekse franchise sürecinde uyguladığımız kriterler sayesinde ürün ve hizmet kalitesini belirli bir standartta koruyoruz. Hibrit işletme modelimizle Türkiye’de alanında ilk ve tek olan mağaza konseptimizi; metrekare bazında verimli maliyet-kazanç dengesi, profesyonel satış ve operasyon ekiplerinin desteği ve farklı sermaye düzeylerine uygun esnek mağaza seçenekleriyle iş ortaklarımıza sunuyoruz. VAULT, Merrell ve Quiksilver markalarında edindiğimiz güçlü franchise deneyimi, bizi Blue Monkey Coffee’nin büyüme yolculuğuna en iyi şekilde hazırladı. Bu nedenle, sektördeki diğer kahve zincirleriyle kıyaslandığında Blue Monkey Coffee’nin ciddi bir bilgi ve deneyim altyapısıyla ilerlediğini ve bu birikimin büyüme stratejisinin temelini oluşturduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.”

Amerikan devlerine rakip Haber

Amerikan devlerine rakip

Garsonlukla iş hayatına başlayan Ahmet Turgut, Ankara’da ufak bir restoranda mutfakta çalışmaya başlar. Zamanla kendisini geliştiren Turgut, şefliğe kadar yükselir ve kendi işini kurmaya karar verir. 33 yaşında Cajun Corner adıyla tavukta devrim yapan Turgut günden güne büyümeye başlar. 40 çeşit menüyla 100’den fazla şubeye ulaşan Cajun Corner’in hikayesini Ahmet Turgut ChefStory için anlattı… 1984 Ankara doğumlu olan Ahmet Turgut, eğitim hayatına ortaokula kadar devam edip sonrasında kendisini iş dünyasında bulanlardan. Bir anlamda mesleğin alaylılarından. Ankara’da bir restoranda komi olarak başlayan Turgut, sonrasında mutfağa geçince kendi ifadesiyle kader de ağlarını yavaş yavaş örmeye başlıyor. Mutfakta yamaklıktan aşçılığa oradan da mutfak şefliğine kadar yükselen Turgut daha sonra birçok restoranın işletmeciliğini üstleniyor. 2017’ye kadar bir restoranın mutfağını yöneten Turgut, sonrasında restoranın müdürüyle ortak olarak kendilerine bir mekan açma kararı verirler. 40 BİN LİRA İLE BAŞLADI Şöyle devam ediyor: “Bir gün restoranda şef kıyafetiyle gezerken bir müşteri, ‘teşekkür ederim, Allah tuttuğunuzu altın etsin’ dedi. Çok şaşırdım, yani hani parası karşılığında bir yemek yiyorsunuz ve neden bu kadar mutlu diye düşündüm. Sonra şunu anladım, güzel bir yemeğin karşılığı gerçekten onun ona ödenen para değil. Oradan aldığınız keyif, haz, o yemeğe ulaşmak, o restoranda o yemeği yemek… Şunu anlamış oldum, demek ki sadece o yemeğin parasını vermek yeterli bir şey değil, o yemeğe ulaşmak daha değerli. Çok fazla restoran gezip onların menülerini denedim, yaptıkları işlere baktım. Sonra dedim ki biz çok daha iyisini yapabiliriz. Her yerde kaliteli restoranlar vardı ama pakette bu kaliteli yemekleri sunabilen restoran sayısı yok denecek kadar azdı. İşe 2 ortak girdik, yüzde 50-50, 20 şer bin lira sermayeyle girdik. İlk dükkanımız Ankara’da 18 metrekare bir dükkandı. Çalıştığım restoranda cajun baharatı diye bir baharat keşfetmiştim. O dönem bu baharattan yola çıkarak bir tavuğu kapladık, paneledik, bir sürü deneme yaptık. Asıl ürünü ortaya çıkarana kadar kilolarca tavuk yedik. Ama sonunda ürünü bulduk ve çok tuttu. Biz zaten tutacağından emindik ve bilerek yolar çıktık. Hatta ilk 4 şubeyi bile nereye açacağımızı planlamıştık. İşler bir anda patlayınca ilk şubemizde günde 1500 adet ürüne kadar çıktık. Yüksek cirolara ve satış adetlerine ulaşmaya başlayınca hemen ikinci şubeyi, kredi çekip üçüncüyü, ardından da dördüncüyü açtık.” 100’E YAKIN ŞUBEYE ULAŞTI İlk 4 şubeden sonra iş modeline farklı bir gözle bakmaya başlayan Turgut, devamının nasıl geliştiğini de şöyle anlatıyor: “İlk 4 şubenin sonunda Coca Cola’nın Bölge Müdürü Özer bey vardı, ona hedeflerimden bahsettim, Türkiye’nin hangi illerine ne kadar şube sayısına ne kadar zamanda ulaşacağını anlattım. Bana inananlardan birisi de oydu. Bize Coca Cola tarafından bir yatırım çıkartacağını söyledi, görüşmelerimiz başladı, sonra da bir sözleşme imzaladık ve biz Coca Cola’dan bir yatırım aldık. Aldığımız bu yatırımla imalathaneyi büyüttük, merkezini iyi bir yere taşıdık ve franchise verme serüvenimiz başladı. Şu an geldiğimiz noktada Cajun Corner 100’e yakın şubesi ve 1500 personelle 32 ilde faaliyette. Çok yakında yurt dışında da planlarımız var. Günde 15-20 bin arası müşteriye ulaşıyoruz. Yakında 500 şubeye ulaşabilecek bir potansiyelimiz olduğunu düşünüyorum.” YATIRIMCILARIMIZI ÇEŞİTLENDİRDİK İlk şubelerini açtıkları andan itibaren Türkiye’nin bir çok yerine şube açmayı planladıklarını anlatan Turgut, “Hayallerimiz, hedeflerimiz hep büyümek adınaydı ama altyapıyı tamamlamadan, merkezimizi güçlendirmeden bir hamle yapmadık. Bu 2 yıl sürdü. Franchise taleplerimizi toplarken şuna dikkat ettik; hiçbir zaman bir yatırımcıyla çalışmadık çünkü yatırımcı sizden 3-4 tane şube alır, sonra en ufak bir sıkıntıda ikisini kapatır kalan 2 tanesiyle yoluna devam eder. Bizde ise kendi işinin başında duran, yani kendi gemisinin kaptanı olabilecek düzeyde tabir ettiğimiz insanlardan oluşuyor. Birçok şubemiz şu an günlük 2 milyon liranın üzerinde ciro yapıyor. Amerikalı tavuk ve hamburger zincirlerinden bazı şubelerimiz daha iyi ciroları yakaladı. Bunun sebebi de iyi çalışıp, gerçekten güzel ürünleri çıkartmaktan geçiyor. Şu an merkezi olarak Cajun Corner bünyesinde çok fazla koordinatörümüz var ve bu koordinatörler günlük olarak haftalık olarak şubelerimizi düzenli ziyaret ediyor, düzenli denetimlerini yapıyor, eğitimlerini gerçekleştiriyor ve bu da bizi sürekli taze ve diri tutuyor, ürünlerimizin güzel çıkmasını sağlıyor.” diyor. 100 BİN DOLARA AÇILABİLİYOR Turgut’a göre şu anda bir Cajun Corner sahibi olmak 80.000-100.000 $ arası bir sermayeyle mümkün ve bir bayi, ortalama 1, 1.5 yıl gibi bir zamanda bütün yatırımını çıkartmış oluyor. Ancak Turgut, özellikle genç girişimcileri tercihlediklerinin altını çiziyor. Cajun Corner’in mutfağında Güney Amerika tarzı ürünler yer alıyor. Kajun baharatlı kemikli kemiksiz tavuklar en çok satılan ürünler. Yine Meksika mutfağından yemekler de çok satılanlar arasında. Her kesime hitap ediyor olsalar da genelde müşteri portföyü gençlerden oluşuyor. ÇOK FEDAKARLIK GEREKİYOR Turgut’un bu işe girmek isteyen gençlere önemli tavsiyeleri de var: “Şunu öncelikle bilmeleri gerekiyor, çok fedakarlık yapmaları lazım. Ailelerinden, sosyal yaşamlarından feragat edecekler, gece gündüz demeden sabahlara kadar çalışmaları gerekecek. Başarının sırrı çok emek vermek. Bir arkadaşım bana, ‘gün gelecek bir gün yetmeyecek’ demişti. Ne anlama geldiğini anlayamamıştım ama gerçekten de bir günün yetmediği oluyor, gece yarılarına kadar çalışmanız gerekebiliyor. “

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.