#Ankara

Medya Franchise - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kahvelen Büyüme Stratejisinde Ankara Adımı Haber

Kahvelen Büyüme Stratejisinde Ankara Adımı

Büyüme Stratejisinde Ankara Adımı Marka, farklı şehirlerde edindiği operasyonel tecrübeyi Ankara pazarına taşıyarak zincirleşme sürecini güçlendirmeyi planlıyor. Ovacık yatırımı, Kahvelen’in 3. nesil kahve segmentindeki konumunu başkentte de sağlamlaştırma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kahve sektöründe rekabetin giderek arttığı Ankara’da, nitelikli ürün, doğru lokasyon ve güçlü marka kimliği ile konumlanan Kahvelen’in yeni şubesinin kısa sürede bölgenin dikkat çeken buluşma noktalarından biri olması bekleniyor. Türkiye’de büyümesini sürdüren ve 3. nesil kahve konseptiyle dikkat çeken Kahvelen, Ankara’daki yeni yatırımını Ovacık’ta hayata geçirdi. Marka Ankara kökenli değil; ancak farklı şehirlerde yakaladığı ivmeyi başkente taşıyarak zincir büyümesini sürdürüyor. 3. Nesil Kahve Deneyimi Ovacık’ta Kahvelen Ovacık şubesi, klasik kafe anlayışının ötesine geçen bir deneyim sunmayı hedefliyor. 3. nesil kahve yaklaşımı doğrultusunda; çekirdeğin menşei, kavurma profili ve demleme yöntemi ön planda tutuluyor. Espresso bazlı içeceklerin yanı sıra V60, Chemex ve French Press gibi alternatif demleme yöntemleriyle hazırlanan kahveler, aromatik zenginliğiyle öne çıkıyor. Marka yetkilileri, kahvenin yalnızca bir içecek değil; bir kültür ve deneyim olduğunu vurgulayarak, Ovacık şubesinde bu yaklaşımı mekân tasarımına da yansıttıklarını belirtiyor.

İLK FRANCHISE ŞUBESİNİ MİLAS’TA AÇIYOR Haber

İLK FRANCHISE ŞUBESİNİ MİLAS’TA AÇIYOR

SPX’in perakende alanındaki güçlü deneyiminden beslenen Blue Monkey Coffee, büyüme yolculuğunda önemli bir eşiği daha geride bırakıyor. Kahve kültürünü aktif yaşam anlayışıyla bir araya getiren özgün konseptiyle dikkat çeken marka, 2026 yılının sonuna kadar franchise şube sayısını 40’a yükselterek daha geniş bir kitleye ulaşmayı amaçlıyor. İlk satış noktasını 2018 yılında SPX Vadi mağazasında hayata geçiren Blue Monkey Coffee, Türkiye’de bir ilke imza atan yapısıyla kısa sürede öne çıktı. Hibrit iş modeli sayesinde yalnızca bir kahve markası olmanın ötesine geçen marka; doğa ve spor kültürünü merkezine alan farklı bir kimlik kazandı. SPX’in sektörel bilgi birikimini arkasına alan Blue Monkey Coffee, bu özgün yaklaşımını şimdi franchise sistemine de yansıtıyor. Birçok franchise modeline kıyasla girişimcilere düşük başlangıç maliyeti sunması, sınırlı sermayeye sahip yatırımcılar için önemli bir avantaj yaratıyor. “2026 sonuna kadar 40 franchise şubeye ulaşmayı hedefliyoruz” Franchise iş ortaklarına; konsept geliştirme, mimari tasarım, ekipman temini, müşteri deneyimi yönetimi, sunum standartları, operasyonel süreçler ve gıda tedariki gibi alanlarda kapsamlı destek ve eğitim sağlanıyor. SPX CEO’su Barış Andırınlı, markanın franchising vizyonunu şu sözlerle anlatıyor: “Blue Monkey Coffee, SPX’in perakendecilikte edindiği derin tecrübeyi kahve dünyasıyla buluşturan bir marka olarak kurgulandı. Bu süreci sürdürülebilir ve karşılıklı fayda sağlayan bir anlayışla ele alıyoruz. Bu nedenle giriş bedelini erişilebilir seviyede tutuyoruz. İş ortaklarımızı her aşamada güçlü bir şekilde destekliyor ve doğru yönlendirmelerle yanlarında oluyoruz. İlk franchise şubemizi Milas’ta açarak bu yolculuğa başladık. Hedefimiz, zaman içinde Türkiye’nin dört bir yanında doğa ve sporla iç içe tasarlanan Blue Monkey Coffee deneyimini yaygınlaştırmak. 2026 sonuna kadar özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere toplam 40 yeni şube açmayı planlıyoruz.” “Büyüme stratejimizin temelinde sektörel deneyimimiz var” Blue Monkey Coffee’nin, doğa ve spor odaklı yaşam tarzını benimseyenlerle kaliteli kahveyi uygun fiyatla deneyimlemek isteyenleri bir araya getirdiğini vurgulayan Andırınlı, franchise ağının sunduğu avantajları ise şöyle özetliyor: “Gerek düzenli iç denetimlerimiz gerekse franchise sürecinde uyguladığımız kriterler sayesinde ürün ve hizmet kalitesini belirli bir standartta koruyoruz. Hibrit işletme modelimizle Türkiye’de alanında ilk ve tek olan mağaza konseptimizi; metrekare bazında verimli maliyet-kazanç dengesi, profesyonel satış ve operasyon ekiplerinin desteği ve farklı sermaye düzeylerine uygun esnek mağaza seçenekleriyle iş ortaklarımıza sunuyoruz. VAULT, Merrell ve Quiksilver markalarında edindiğimiz güçlü franchise deneyimi, bizi Blue Monkey Coffee’nin büyüme yolculuğuna en iyi şekilde hazırladı. Bu nedenle, sektördeki diğer kahve zincirleriyle kıyaslandığında Blue Monkey Coffee’nin ciddi bir bilgi ve deneyim altyapısıyla ilerlediğini ve bu birikimin büyüme stratejisinin temelini oluşturduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.”

Amerikan devlerine rakip Haber

Amerikan devlerine rakip

Garsonlukla iş hayatına başlayan Ahmet Turgut, Ankara’da ufak bir restoranda mutfakta çalışmaya başlar. Zamanla kendisini geliştiren Turgut, şefliğe kadar yükselir ve kendi işini kurmaya karar verir. 33 yaşında Cajun Corner adıyla tavukta devrim yapan Turgut günden güne büyümeye başlar. 40 çeşit menüyla 100’den fazla şubeye ulaşan Cajun Corner’in hikayesini Ahmet Turgut ChefStory için anlattı… 1984 Ankara doğumlu olan Ahmet Turgut, eğitim hayatına ortaokula kadar devam edip sonrasında kendisini iş dünyasında bulanlardan. Bir anlamda mesleğin alaylılarından. Ankara’da bir restoranda komi olarak başlayan Turgut, sonrasında mutfağa geçince kendi ifadesiyle kader de ağlarını yavaş yavaş örmeye başlıyor. Mutfakta yamaklıktan aşçılığa oradan da mutfak şefliğine kadar yükselen Turgut daha sonra birçok restoranın işletmeciliğini üstleniyor. 2017’ye kadar bir restoranın mutfağını yöneten Turgut, sonrasında restoranın müdürüyle ortak olarak kendilerine bir mekan açma kararı verirler. 40 BİN LİRA İLE BAŞLADI Şöyle devam ediyor: “Bir gün restoranda şef kıyafetiyle gezerken bir müşteri, ‘teşekkür ederim, Allah tuttuğunuzu altın etsin’ dedi. Çok şaşırdım, yani hani parası karşılığında bir yemek yiyorsunuz ve neden bu kadar mutlu diye düşündüm. Sonra şunu anladım, güzel bir yemeğin karşılığı gerçekten onun ona ödenen para değil. Oradan aldığınız keyif, haz, o yemeğe ulaşmak, o restoranda o yemeği yemek… Şunu anlamış oldum, demek ki sadece o yemeğin parasını vermek yeterli bir şey değil, o yemeğe ulaşmak daha değerli. Çok fazla restoran gezip onların menülerini denedim, yaptıkları işlere baktım. Sonra dedim ki biz çok daha iyisini yapabiliriz. Her yerde kaliteli restoranlar vardı ama pakette bu kaliteli yemekleri sunabilen restoran sayısı yok denecek kadar azdı. İşe 2 ortak girdik, yüzde 50-50, 20 şer bin lira sermayeyle girdik. İlk dükkanımız Ankara’da 18 metrekare bir dükkandı. Çalıştığım restoranda cajun baharatı diye bir baharat keşfetmiştim. O dönem bu baharattan yola çıkarak bir tavuğu kapladık, paneledik, bir sürü deneme yaptık. Asıl ürünü ortaya çıkarana kadar kilolarca tavuk yedik. Ama sonunda ürünü bulduk ve çok tuttu. Biz zaten tutacağından emindik ve bilerek yolar çıktık. Hatta ilk 4 şubeyi bile nereye açacağımızı planlamıştık. İşler bir anda patlayınca ilk şubemizde günde 1500 adet ürüne kadar çıktık. Yüksek cirolara ve satış adetlerine ulaşmaya başlayınca hemen ikinci şubeyi, kredi çekip üçüncüyü, ardından da dördüncüyü açtık.” 100’E YAKIN ŞUBEYE ULAŞTI İlk 4 şubeden sonra iş modeline farklı bir gözle bakmaya başlayan Turgut, devamının nasıl geliştiğini de şöyle anlatıyor: “İlk 4 şubenin sonunda Coca Cola’nın Bölge Müdürü Özer bey vardı, ona hedeflerimden bahsettim, Türkiye’nin hangi illerine ne kadar şube sayısına ne kadar zamanda ulaşacağını anlattım. Bana inananlardan birisi de oydu. Bize Coca Cola tarafından bir yatırım çıkartacağını söyledi, görüşmelerimiz başladı, sonra da bir sözleşme imzaladık ve biz Coca Cola’dan bir yatırım aldık. Aldığımız bu yatırımla imalathaneyi büyüttük, merkezini iyi bir yere taşıdık ve franchise verme serüvenimiz başladı. Şu an geldiğimiz noktada Cajun Corner 100’e yakın şubesi ve 1500 personelle 32 ilde faaliyette. Çok yakında yurt dışında da planlarımız var. Günde 15-20 bin arası müşteriye ulaşıyoruz. Yakında 500 şubeye ulaşabilecek bir potansiyelimiz olduğunu düşünüyorum.” YATIRIMCILARIMIZI ÇEŞİTLENDİRDİK İlk şubelerini açtıkları andan itibaren Türkiye’nin bir çok yerine şube açmayı planladıklarını anlatan Turgut, “Hayallerimiz, hedeflerimiz hep büyümek adınaydı ama altyapıyı tamamlamadan, merkezimizi güçlendirmeden bir hamle yapmadık. Bu 2 yıl sürdü. Franchise taleplerimizi toplarken şuna dikkat ettik; hiçbir zaman bir yatırımcıyla çalışmadık çünkü yatırımcı sizden 3-4 tane şube alır, sonra en ufak bir sıkıntıda ikisini kapatır kalan 2 tanesiyle yoluna devam eder. Bizde ise kendi işinin başında duran, yani kendi gemisinin kaptanı olabilecek düzeyde tabir ettiğimiz insanlardan oluşuyor. Birçok şubemiz şu an günlük 2 milyon liranın üzerinde ciro yapıyor. Amerikalı tavuk ve hamburger zincirlerinden bazı şubelerimiz daha iyi ciroları yakaladı. Bunun sebebi de iyi çalışıp, gerçekten güzel ürünleri çıkartmaktan geçiyor. Şu an merkezi olarak Cajun Corner bünyesinde çok fazla koordinatörümüz var ve bu koordinatörler günlük olarak haftalık olarak şubelerimizi düzenli ziyaret ediyor, düzenli denetimlerini yapıyor, eğitimlerini gerçekleştiriyor ve bu da bizi sürekli taze ve diri tutuyor, ürünlerimizin güzel çıkmasını sağlıyor.” diyor. 100 BİN DOLARA AÇILABİLİYOR Turgut’a göre şu anda bir Cajun Corner sahibi olmak 80.000-100.000 $ arası bir sermayeyle mümkün ve bir bayi, ortalama 1, 1.5 yıl gibi bir zamanda bütün yatırımını çıkartmış oluyor. Ancak Turgut, özellikle genç girişimcileri tercihlediklerinin altını çiziyor. Cajun Corner’in mutfağında Güney Amerika tarzı ürünler yer alıyor. Kajun baharatlı kemikli kemiksiz tavuklar en çok satılan ürünler. Yine Meksika mutfağından yemekler de çok satılanlar arasında. Her kesime hitap ediyor olsalar da genelde müşteri portföyü gençlerden oluşuyor. ÇOK FEDAKARLIK GEREKİYOR Turgut’un bu işe girmek isteyen gençlere önemli tavsiyeleri de var: “Şunu öncelikle bilmeleri gerekiyor, çok fedakarlık yapmaları lazım. Ailelerinden, sosyal yaşamlarından feragat edecekler, gece gündüz demeden sabahlara kadar çalışmaları gerekecek. Başarının sırrı çok emek vermek. Bir arkadaşım bana, ‘gün gelecek bir gün yetmeyecek’ demişti. Ne anlama geldiğini anlayamamıştım ama gerçekten de bir günün yetmediği oluyor, gece yarılarına kadar çalışmanız gerekebiliyor. “

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.